İstanbul Eczacı Odası Basın Bildirisi

Türkiye'nin her yerinde 26 bini aşkın eczane 7/24 ilaç hizmeti vermekte ve vatandaşlarımızın kesintisiz olarak ilaca ulaşımını sağlamaktadır.

Son dönemde artan ilaç yokları hastalarımızın ilaca ulaşımını engellemekte ve hastalarımızın mağduriyetine yol açmaktadır. Biz eczacılar, hastalarımıza yardımcı olmak adına kimi zaman 10-15 eczacı meslektaşımızı arıyor, sürekli ilaç bulmak için çabalıyoruz. Bazen Beylikdüzü'nde ilaç bulup Tuzla'ya gönderiyoruz, bazen maalesef ilaç bulamıyoruz.

Bu sorunun çözülmesi amacıyla, tüm eczacı meslek örgütlerinin yöneticileri aylardır ilaçta yaşanan sıkıntıyı dile getirirken, yok ilaç listeleri Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkilileri ile paylaşılırken, TİTCK her defasında "ilaçta bir sorun olmadığını" söyleyerek, eczanelerin ve ilacın nabzını tutan meslek örgütlerini dikkate almayarak sorunun bugünkü boyutlara ulaşmasına sebep olmuştur.

İlaç sektörü dünya genelinde Ar-Ge’ye 165 milyar avro yatırım yapıyor

AstraZeneca Klinik Araştırmalardan Sorumlu Global Başkan Yardımcısı Alberto Fernandez, geçtiğimiz günlerde Türkiye’deydi. Alberto Fernandez, bugün dünyada en çok ölüme neden olan hastalıkların, kardiyovasküler hastalıklar olduğunu vurguladı ve tıp dünyasında Ar-Ge alanında kaydedilen gelişmelere dair önemli bilgiler verdi.

sigara içmeyenlerin oranı giderek artıyor

Sigara bağımlılığının kontrolü için etkili önlemler alınmadığı takdirde, tütün mamullerine bağlı bir nedenle hayatını kaybeden insanların sayısının önümüzdeki 25–30 yıllık sürede 10 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak son yıllarda uygulanan ve kamuya açık alanlarda sigara içimini yasaklayan düzenlemelerin tütün kullanımındaki artışı engellemede etkili olduğunu belirtti. Yeni yılın, sigarayı bırakmak ve hayata yeni bir başlangıç yapmak için ideal bir zaman olduğunu vurgulayan Prof Dr. Toprak ayrıca sigara içmeyen nüfusun oranının her geçen yıl daha da artmasının, sigara bağımlılarına güç ve ilham kaynağı olabileceğini belirtti.

Stresle savaşta en büyük destekçi: Magnezyum

Sürekli gelecek planları yapmak, gün içerisinde kontrolümüz ve düşüncemiz dışında gelişen olaylar, telaşlı ve hızlıca farkında olmadan yaşamak ve gün boyunca meydana gelen zihinsel, fiziksel ve duygusal konular, bedenimizde “strese” neden olur. Kısaca ifade etmek gerekirse, yaşamımızda bizi alışılmış düzenimizin dışına çıkaran her şey stresin kaynağıdır.
Stresle başa çıkma konusunda bir yığın kitap okumuş, atölyelere giderek çalışmalar yapmış veya bu konu üzerine yoğunlaşarak kendiniz için özel yöntemler de bulmuş olabilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Erdi Uğur, sizi kaleyi içten fethetmenizi sağlayacak harika bir destekçi olan Magnezyum’u anlatıyor.

İlaç Ar-Ge'si konusunda Pfizer ve Hacettepe Üniversitesi el ele

Pfizer Türkiye, 2000 yılından bu yana 3.000'in üzerinde araştırmacıya sunduğu klinik araştırma eğitimlerinden sonuncusunu, Hacettepe Üniversitesi işbirliği ve T.C. Sağlık Bakanlığı onayıyla 26 Kasım'da düzenledi. Pfizer Türkiye, Klinik Araştırma Eğitim Programları ve Ar-Ge işbirliği projeleriyle ülkemizde uluslararası standartlarda araştırmaların yapılabilmesi ve bilim insanlarımızın uluslararası alanda en üst seviyelerde yer bulabilmesi için fırsatlar oluşturmaya devam ediyor.

İyi eğitilen her uzman endoskopi yapabilir

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 35. Ulusal Gastroentoloji Haftası (Kongresi) Antalya’da gerçekleştirildi.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Birol Özer, İ, endoskopi işlemleri ile ilgili sorunların devam ettiğini iTürkiye’de eğitim almadan endoskopi yapan çok sayıda uzman olduğunu kaydetti. Sertifika almak için 5 bin cerrahın başvurduğu bildiren Bor, “Biz 900 kişiyle tüm topluma yetişemeyiz. Biz iyi eğitilmiş, Tıpta Uzmanlık Kurulu(TUK) kurallarına uyan herkesin endoskopi işlemi yapmasını isteriz. Başka branşlar da yapsın, ama TUK kuralları yürürlüğe girsin. Biz Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı da verdik. Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun her uzman endoskopi yapabilir.” dedi.

Tüm dünyada hava kirliliğine bağlı yaklaşık 600.000 çocuk ölümü gerçekleşiyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) son yayınladığı raporlardan birinde her yıl tüm dünyada hava kirliliğine bağlı yaklaşık 600.000 çocuk ölümü gerçekleştiğini açıkladı. Aynı raporda hava kirliliğinin çocuklarda insulin direnci, obezite, orta kulak iltihabı, düşük zeka seviyesi, düşük akciğer kapasitesi, çocukluk dönemi kanserleri, astım, kronik bronşiteneden olduğunu belirtildi ve çarpıcı bir şekilde hekimlerin artık hastalarına “temiz hava “ reçete etmelerinin gerekli olduğu yazıldı.

BİYOBENZER İLAÇLARIN HASTALARA VE EKONOMİYE KATKISI BÜYÜK

TRPharm İlaç Medikal Klinik ve ARGE Kıdemli Müdürü Dr. Serdar Altınel, biyoteknolojik ilaçların konvansiyonel ilaçlara kıyasla üretiminin daha zor ve maliyetli olduğunu belirterek, "Yüzde yüz dışa bağımlı olduğumuz bu alanda Türkiye, her 1 kilogram biyoteknolojik ilaca ortalama 1 milyon dolar ödemektedir. Türk İlaç Sanayi'nin yerli biyoteknolojik ilaç üretmesi, ülkemize ve sağlığımıza çok önemli katkılar sağlayacaktır. Konvansiyonel ilaçlar genellikle küçük moleküller ve kimyasal maddelerin bir araya getirilerek formülize edilmesi ile üretilen ilaçlardır. Bunlar genellikle üretimleri daha kolay ve daha uygun fiyatlı ilaçlardır.

Obezite cinsel yaşamı ve fertiliteyi olumsuz etkiliyor

Obezitenin her iki cinste de cinsel yaşamı olumsuz etkiliyor. Hormonal bozukluklar, cinsel istek ve aktivitede azalma ayrıca kişinin cinsel yönden tatmin olamamasının da obezitenin olumsuz sonuçları arasında. Genel Cerrahi Uzmanı ve Öğretim Üyesi Dr. Tuna Bilecik, obezitenin cinsel yaşam üzerindeki etkileri konusunda uyardı: erkeklerde her 9 kiloluk fazlalık, kısırlık (infertilite) olasılığını yüzde 10 artırıyor.

10 KOAH hastasından sadee 1'i hastalığını biliyor

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'nın (KOAH) toplumda sık görülmesine rağmen yeteri kadar bilinmediğini, 10 KOAH hastasından sadece birisinin tanı aldığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Hasan Bayram, 21 Kasım Dünya KOAH Günü nedeniyle yaptığı değerlendirmede, KOAH'lı hastaların günlük yaşamlarında aktif kalabilmelerinin mümkün olabileceğini vurgulamak için egzersizin ve hareketin önemine değinmek amacıyla "Her Adımda Sağlıklı Nefese" sloganıyla Türkiye genelinde 21 Kasım'da hasta eğitimleri, solunum fonksiyon testi ölçümleri, bilimsel toplantılar ve fiziksel aktiviteye dikkat çekecek çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirtti.

Bayram, “KOAH’ın erken tanısın, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltmakta, bu nedenle 40 yaş üstü, sigara içmiş veya içmekte olan, meslek icabı veya çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde, kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp "nefes ölçüm testi" yaptırması gerektiğini belirtti.

Her 5 Hastanın 2’sinde Radyoterapiye Ek Olarak Beslenme Tedavisi Planlanması Gerekiyor

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği, 15 Kasım Dünya Nütrisyon Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısıyla kanser hastalarında beslenmenin neden önemli olduğuna, bu hasta grubunda beslenmenin nasıl planlanması gerektiğine dikkat çekerek güncel yaklaşımlar hakkında bilgi verdi. Basın toplantısına; Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Müge Akmansu ve Abbott Nütrisyon Türkiye Genel Müdürü Gülberk Kavşuk konuşmacı olarak katıldı.

Hastanede yatan tüm hastaların % 40 kadarının hastalığa bağlı beslenme bozukluğundan etkilendiğini belirten Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, malnütrisyonun sağlık bakım maliyetlerinin artmasına, hastalar için hastanede uzun kalış süresine ve hastalığın istenmeyen kötü gidişine yol açtığını söyledi. Prof. Sağlam basın toplantısında dernek tarafında yapılan NRS 2002 anketi sonuçlarını paylaştı:

“Türk Radyasyon Onkolojsi Derneği olarak Abbott firması ile beraber yaptığımız etkinlikte üyelerimiz için bir anket çalışması yaparak onkoloji kliniklerimizdeki meslektaşlarımızın güncel nütrisyon pratiklerini sorguladık ve kesitsel çalışma ile belli bir dönem kliniklerine gelen hastalardaki beslenme durumunu skorladık.

Yaptığımız kesitsel çalışmada 319 hastaya beslenme durumu değerlendirmesi yapıldığında her 5 hastanın 2’sinde radyoterapiye ek olarak beslenme tedavisi planlanması gerektiği ortaya konmuştur. Özellikle Gastrointestinal sistem tümörlerinde (%60), baş-boyun kanserinde (%43) ve akciğer kanserli hastalarda (%45) bu oranlar çok daha yüksektir. Mide ve yemek borusu kanserli hastaların neredeyse %90’ında beslenme riski mevcut olup besin desteği olmadan bu grup hastalarda tedaviyi tamamlamak mümkün olamamaktadır. Benzer şekilde ağız içi tümörlerde %75, yutak tümörlerinde %66,7 ve nazofarenks (geniz bölgesi) tümörlerinde %42 civarında hasta beslenme riskli grupta olup etkin desteğe ihtiyaç göstermektedir.

Hemofili tedavisindeki yenilikler

Genetik geçişli ve toplum sağlığı açısından önemli bir sağlık sorunu olan hemofili, kişiye, ailesine ve topluma önemli sorunlar yüklüyor. Hayat boyu süren kanamaya eğilim ve pıhtılaşma bozukluğu ile seyreden hastalığın tedavisi için hastalar damar yoluna bağımlı oluyor. Hastalık, hasta çocuk nedeniyle önemli oranda aile desteği gerektiriyor. Toplum ise tamamı yurt dışından ithal edilen ve pahalı biyolojik ürünleri sağlamak durumunda kalıyor. Ülkemizde kayıtlı yaklaşık 5.000 hemofili A (doğumsal faktör 8 eksikliği) ve 1.000 hemofili B (doğumsal faktör 9 eksikliği) hastasının takip ve tedavi altında olduğu biliniyor.

Sektör'den; Endüstri 2.0'da Nobel İlaca Ödül

Türkiye’nin aylık ekonomi ve iş dünyası dergisi Platin, bağımsız araştırma şirketi İpsos ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucunda Platin Global 100 endeksini özel bir ödül tören ile açıkladı. Nobel Dijitalleşme/Dönüşüm Programı ile 2014 yılında Endüstri 4.0 çalışmalarına başlayan Nobel İlaç, 2018 yılı özel teması Endüstri 4.0 olan Platin Global 100 endeksi kapsamında özel ödüle layık görüldü.

Nobel İlaç adına ödülü alan Bilgi Teknolojileri Direktörü Bidar Özgür Ulutaş, ödül sonrası bu başarı sürecini şöyle özetledi:

Yüzde yüz Türk sermayeli Nobel İlaç, yarım asrı aşan tecrübesiyle sektörün öncü ve yenilikçi şirketlerinden biridir. Halen Türkiye’de iki, Kazakistan ve Özbekistan’da birer olmak üzere dört üretim tesisi ve yaklaşık 2.500 kişilik kadro ile faaliyetlerimize devam ediyoruz. Uluslararası standartlara göre ürettiğimiz etkin ve yüksek nitelikteki ürünlerimizi yaklaşık elli ülkeye ihraç ediyor, yirmi ülkede de tanıtım ve satış faaliyetlerimizi, bu ülkelerde kurduğumuz temsilciliklerde kendi ekiplerimiz ile yürütüyoruz. Endüstri 4.0 kapsamında da ilaç sektöründe öncü şirketlerden biri olduk. Temel hedefleri büyüme, verimlilik ve yeni pazarlara açılım olan firmamızın, büyüyen ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için “Nobel Dijitalleşme/Dönüşüm Programı”na 2014’te yılında başladık. Hatta 3E adlı bir sloganımız da var: Etkin, Entegre, E-dönüşüm.

Türkiye'de diyabet görülme sıklığı 12 yılda yüzde 90 arttı

Sosyal ve ekonomik yüküyle hem toplum sağlığını hem de sağlık sistemlerini pek çok güçlükle karşı karşıya bırakan diyabetin, tüm dünyada görülme sıklığı artıyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre 2017 yılında dünya üzerinde 425 milyon diyabetli olduğu ve bu sayının 2045 yılında 629 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye'de de diyabet sıklığı, 2010 yılında yapılan TURDEP II çalışmasına göre %13,7'ye çıkmış ve 12 yılda %90 oranında bir artış göstermiştir.

Morbiditeyi artıran önemli hastalıklardan biri olarak kabul edilen diyabet, son dönemde görülen böbrek yetmezliklerinin yarısının, 65 yaş altı körlük ve travma dışı nedenlere bağlı ampütasyonun ise en yaygın nedeni olarak da nitelendiriliyor.

Sektör'den; AstraZeneca, bilim alanında faaliyet gösteren en iyi 20 şirketten biri seçildi

AstraZeneca, dünyanın en prestijli akademik dergilerinden biri olan Science Magazine'in gerçekleştirdiği ankette, bir kez daha bilim alanında dünyanın en iyi 20 işvereninden biri seçildi. Dünya genelinde ilaç, biyo-ilaç ve biyoteknoloji alanlarında çalışan 8 binin üzerinde bilim insanının katıldığı ankette çalışanlara, çalışma kültürüne, etik değerlere ve sosyal sorumluluğa saygı gibi değerler kriter olarak alındı.

Sayfalar