Obezite ve sağlıksız beslenme kolon kanserine neden oluyor

‘1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı’ öncesinde kolon ve rektum kanserleri ile ilgili önemli açıklamalar yapan Prof. Dr. Ediz Altınlı, "Sağlıksız beslenme, obezite ve sigara kolorektal kanserlerde artışa neden oluyor. Bu hastalık yaşam kalitesi ve süresini düşürüyor ancak son yıllarda robotik cerrahi sayesinde hastalar daha kısa sürede iyileşebiliyor’’ dedi.

Sektör'den: Nobel Çalışanlarından Kızılay’a Destek!

“Sağlık için her şeye değer” inancıyla 55 yıldır tutkuyla çalışan ve gerçekleştirdiği kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarıyla toplum sağlığına destek olmayı hedefleyen Nobel İlaç, 3 yıldır yürüttüğü Kızılay kan bağışı kampanyasını bu yıl kök hücre bağışını da kapsayacak şekilde genişletti. “Kan ve kök hücre bağışı ile hayat kurtarmak her şeye değer” bilinciyle gönüllü olarak uygulamaya katılan Nobel çalışanları, Kızılay’a kök hücre ve kan bağışında bulundu.

Çocuklarda ağzı açık uyumak diş çapraşıklığının belirtisi olabilir

Çocukların çiğneme ve beslenme ihtiyacını 6 yaşına kadar karşılayan süt dişlerinin yerini bu yaştan itibaren kalıcı dişler almaya başlıyor ve bu dönemden itibaren çocukların diş sağlığı konusunda ailelere daha fazla görev düşüyor. Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının çok önemli olduğunu belirten Ortodontist Dr. Ferdi Allaf, sağlıksız hazır gıdaların ve asitli-şekerli içeceklerin diş sağlığına son derece zararlı olduğunu vurguladı. Diş çapraşıklığı gibi sorunların da temelinin bu yaşlara kadar uzandığını ekleyen Allaf; çocuklardaki ağzı açık uyuma, parmak ve dil emme gibi alışkanlıklara ve süt dişlerinin düşme sürecine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. 6 yaşından itibaren diş hekimi kontrollerine başlamanın gerekli olduğunu vurgulayan Allaf, “Günümüzde gelişmiş şeffaf plak sistemleri ve üç boyutlu ağız içi tarama teknolojileri sayesinde çocukların düzgün dişlere kavuşması da artık çok kolay” dedi.

‘OBEZ MARKET’

Türk Böbrek Vakfı, dünya genelinde her yıl Mart ayının ikinci haftası çeşitli etkinliklerle ele alınan ‘Dünya Böbrek Günü’ için çarpıcı bir çalışmaya imza atıyor. ‘Çocuklarda Obezite’ temasının ele alınacağı proje kapsamında; sanal olarak işleyecek ObezMarket ile alışveriş sepetine eklenen abur-cuburlar, fiyatlarıyla değil kalori miktarı ve şeker / tuz oranlarıyla hesaplanacak. Dikkat çekici söylemlerle yer alacak ürünler; Lıkır, Şekerim, Chikolat, Çıtırtı gibi isimlerle adlandırılarak ironi yapılacak.

Nadir hastalıklar Birleşmiş Milletlerin de gündeminde

Uluslararası işbirliklerinin nadir hastalıklar konusunda yaratacağı katma değerin çok yüksek olduğunu belirten AIFD Genel Sekreteri Dr. Ümit Dereli şunları söyledi: “BM 2030 Gündemi, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) ve Evrensel Sağlık Kapsamı Hedefi gibi küresel politika gündeminde yer alan bir dizi önemli etkinlik; Nadir Hastalıklar Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Komitesinin yakın bir tarihte kurulması, nadir hastalıklar konusunun ivme kazanmasına yardımcı olmuştur.12 Hasta sayısının azlığı ve uzman sayısının yetersizliği dikkate alındığında bu işbirlikleri çok daha büyük bir önem taşır.”

Ülkemizin genç nüfusu düşünüldüğünde konunun önemi toplumumuz için artıyor
Akraba evliliği nedeniyle dünyada birkaç kişide görülebilen çok nadir hastalıkların toplumumuzda daha sık görülebildiğini belirten Dr. Ümit Dereli şunları söyledi: “Hasta yakınlarının tedavi sürecinde hastalık konusunda bilgilenmeleri hem kendi hayatlarını kolaylaştırmak hem de nadir hastalığı olan kişinin hayatını kolaylaştırmak adına önemli bir sorumluluktur. Bu süreçte doktorlarıyla etkili ve güvenli iletişim kurmaları gerekir. Ülkemizde nadir hastalıkların tanısı ve tedavisi konusunda alınacak çok yolumuz olduğunu biliyoruz, ancak AIFD olarak bu hastalıklara karşı iş birliğinin artmasıyla çok önemli yollar kat edeceğimize inancımız tam.”

Aşı kararsızlığı

Son yıllarda aşı reddi oranlarının artması ile ilgili konuşan İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Aşı Çalışma Grubu Genel Sekreteri Dr. Hamza Özdemir, "Aşı, etkinliği ve güvenliği defalarca kanıtlanmış en başarılı halk sağlığı uygulamasıdır. Aşılamaya olan inanç ve güven düştüğü takdirde, aşılama oranları da düşecek ve aşısız çocuklarımız bulaşıcı hastalıkların ölümcül tehditleri ile karşı karşıya kalacaktır" dedi.

Özdemir yaptığı açıklamada, Türkiye’de bulaşıcı hastalıkların kontrolü için son yıllarda aşılama hizmetlerine çok önem verildiğini, ücretsiz olarak uygulanan aşı sayısının 13’e çıkarıldığını ve Aile Sağlığı Merkezlerinde kolay ulaşılabilir hale getirildiğini kaydederek, bu sayede aşı ile önlenebilen hastalıklarla mücadelede önemli başarılar elde edildiğini ve bu hastalıkların yol açtığı sağlık sorunlarının unutulur hale geldiğini belirtti.

28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü NADİRİZ… İÇİNİZDEYİZ…

9 FARKLI NADİR HASTALIK DERNEĞİ GÜÇLÜ TEK BİR SES İLE MESAJLARINI VERMEK ÜZERE
NADİR HASTALIKLAR AĞI’NI KURDU
Dünyada yaklaşık 350 milyon, Türkiye’de ise 6 milyon kişi nadir bir hastalığa sahip. Nadir hastalıklar, Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerdeki tanımıyla; 2000’de 1 ya da daha az sıklıkta görülen, çoğu ilerleyici, kronik, metabolik, genetik ve bazıları ölümcül olabilen hastalıklar.

Hastalıklar nadir olsa da ortaya çıkan sonuçlar, hem hasta olan birey, hem ailesi, hem de toplum açısından çok ağır! 9 Farklı Nadir Hastalık Derneği “Nadir Hastalıklar Ağı” olarak, hastalar ve hasta yakınlarının yaşamlarına dikkat çekmek, sorunlara tek ses olarak akılcı, pratik ve kalıcı çözümler üretmek ve bu çözümlerin hayata geçirilmesini sağlamak amacıyla bir araya geldi.

28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü dolayısı ile düzenlenen basın toplantısına katılan dernek temsilcileri ve hastalar sağlıkla ilgili ihtiyaçlarının yanı sıra sosyal ihtiyaçlarını da dile getirip çözüm önerilerini paylaştılar.

sektör'den:"Lilly İlaç, Türkiye'nin en iyi işverenlerinden biri olmaya devam ediyor."

Uluslararası bağımsız araştırma şirketi Top Employers Institute tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucu, geçen yıl Türkiye'nin en iyi işverenleri arasında gösterilen Lilly İlaç, bu yıl da “Top Employers Türkiye 2019” sertifikasını almaya hak kazandı. Çalışanlarını en önemli varlığı olarak gören, çalışan mutluluğu ve bağlığını sürekli geliştirmek için çaba gösteren Lilly'nin bu alandaki başarısı bir kez daha tescillendi.
Top Employers Institute'un gerçekleştirdiği En İyi İK Uygulamaları Araştırması'nda şirketler, yetenek stratejisi, iş gücü planlama, yetenek kazanımı, oryantasyon programları, eğitim ve geliştirme, performans yönetimi, liderlik gelişimi, kariyer yönetimi, ücretlendirme, yan haklar ve şirket kültürü olmak üzere 10 ayrı kriter üzerinden değerlendirildi. Yapılan geniş kapsamlı araştırma sonucunda, insan kaynakları uygulamaları ve çalışanlarına sağladığı olanaklarla Lilly İlaç, Top Employers Türkiye 2019 unvanını almaya hak kazandı.

Sektör'den:"Chiesi Türkiye, 2019 Yılında da Türkiye ve Avrupa’da En İyi İşverenler arasında! "

Global ve bağımsız araştırma şirketi Top Employers Enstitüsü, yıllardır dünyadaki global işverenlerin çalışanları için sunduğu İK süreç, politika ve uygulamalarının uluslararası standartlara uygunluğunu yüzlerce kriterle değerlendiriyor.

Enstitü’nün 2019 yılında yaptığı değerlendirme ile Chiesi Türkiye, bir kez daha “En İyi İşveren” sertifikasına layık görüldü.
Çalışanlarının profesyonel ve kişisel gelişimi için gerçekleştirdiği sürdürülebilir insan kaynakları politikalarıyla yenilikçi uygulamaları ve oluşturduğu şirket kültürüyle daha mutlu çalışanları hedefleyen Chiesi Türkiye’nin bu haklı başarısı için İnsan Kaynakları Direktörü Mari Bengi şunları söyledi:
‘En İyi İşveren olarak bir yıl daha’
“Şirketlerin çalışanlarına sağladığı koşulların, çalışan mutluluğuna yönelik İK politika ve uygulamalarının denetlendiği ‘Top Employers 2019’ değerlendirmesi sonucunda Türkiye’nin en iyi işverenlerinden biri olduğumuzu ikinci kez belgeledik.
Bu sertifika çok fazla parametreye ayrıntılı şekilde bakılarak veriliyor. İş gücü planlama, işe uyum programları, yetenek stratejisi, eğitim ve gelişim, liderlik gelişimi, performans yönetimi, kariyer ve yedekleme yönetimi, ücretlendirme-yan faydalar ve şirket kültürü alanlarında bağımsız olarak denetlendik ve bir kez daha Türkiye’nin ‘En İyi İşvereni’ sertifikasını aldık. Her bölümde ve kademede çalışma arkadaşlarımızın katkılarıyla elde edilen bu başarının gururunu paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, sertifikaya hak kazanmamızda büyük katkısı olan Chiesi Türkiye çalışanlarınındır.

“FARKINDA OL, GEÇ KALMA!”

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD)’nin Toplumsal Farkındalık Projeleri kapsamında “Farkında Ol, Geç Kalma!” sloganı ile yapılan Sindirim Sistemi Hastalıkları Halk Bilgilendirme Toplantılarına Kocaeli ve Bursa’da devam edildi.

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından 2017 yılından beri farklı illerde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı”nda, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan Halk Bilgilendirme Toplantıları ile sindirim sistemi hastalıklarının toplumdaki farkındalık seviyesini yükseltilmesi ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi hedefleniyor.

Beyin ve Ötesi: “Psikiyatri ve nöropsikiyatride son gelişmeler."

. Psikiyatri Zirvesi ve 11. Anksiyete Kongresi 14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Antalya-Belek Maxx Royal Otel’de gerçekleştirilecek. Kongre başkanlığını Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Prof. Dr. Oğuz Karamustafalıoğlu’ nun yaptığı ve Psikiyatri Bilimleri ve Araştırmaları Derneği ortaklığı ile düzenlenen kongrenin ana teması “Beyin ve Ötesi: Psikiyatri ve Nöropsikiyatride Son Gelişmeler ” Ruh sağlığı alanında güvenli, etkin ve sürdürülebilir tedavileri inşaa etmek ancak klinik öncesi çalışmaların pratiğe yansıması ve klinik çalışmalar ile desteklenmesi amacıyla ulusal ve uluslararası platformda nörobilim alanında çalışan konunun uzmanlarıı konferanslar, paneller, uydu sempozyumları, kurslar ve tartışmalar ile biraraya getirecek. Kıdemli araştırmacılarlai genç meslektaşlarının bir araya gelerek uygulanabilir ve bilimsel değeri yüksek yeni projeler planlayabilecekleri ortam sağlanacak. Kongremizin ana başlıkları, nörogörüntüleme, psikofarmakolojik ve psikosomatik tedavi yaklaşımlarında yenilikler, nörobilimde güncellemeler, kısacası nöropsikiyatride son gelişmeler.

“I am….and I will….”

4 Şubat “Dünya Kanser Günü” tüm dünyada kanserle savaşan yüzlerce kurum, kuruluş, dernek ve örgütün bir araya gelerek oluşturduğu UICC (Uluslararası Kanserle Savaş Örgütü) tarafından kanser ile ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla oluşturuldu. Her yıl 4 Şubat’ta UICC’nin belirlediği ortak bir slogan çerçevesinde dünya genelinde UICC üyesi tüm kurum ve kuruluşlar tarafından çok çeşitli etkinlikler yapılıyor.

Bu yıl “4 Şubat Dünya Kanser Günü” nün sloganı “I am….and I will….” olarak belirlendi; “ben buyum ve bunları yapacağım”. Kanserle mücadele eden sağlık personeli, hastalar ve hasta yakınları için bu slogan zaten gündelik yaşamlarının bir parçası; “ben bir hekimim ve hastalarıma şifa dağıtacağım”, “ben bir hemşireyim ve her zaman yanınızdayım” ve “ben bir hasta yakınıyım ve hastama sonuna dek destek olacağım”…

Kanser Hakkında Birçok Şeyi Yanlış Biliyor Olabilirsiniz!

Kanser, insanlığın en eski hastalıklarından biridir. Bir hücrenin kontrolsüz çoğalması ile başlar. Büyüdükçe tarlaya saçılan tohum gibi başka organlarda sıçrar, buralarda yeni koloniler oluşturarak doku ve organ fonksiyonunu bozar. Bu büyüme durdurulamazsa canlının ölümüne sebep olur. 200’ün üzerinde çeşidi vardır. Her bir canlı doku, kanser olabilir. Kanserin oluşması için, hücrenin beyni sayılan DNA’sındaki bazı özel bölgelerinin hasarlanması gerekir. Hücrenin ne zaman çoğalacağına veya çoğalmanın ne zaman duracağına karar veren mekanizmalar bozulursa, hücrenin istenmeyen kanserleşme süreci başlamış demektir” diyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Metin Güden kanser ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Hedefe yönelik tedaviler ileri (metastatik) evrede yaşam süresini uzatabiliyor

4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle görüş bildiren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal, meme kanseri tedavisindeki yeni yaklaşımların ve “akıllı” ilaçların, tümörün genetik özelliklerini hedef alarak, hastaların ortalama yaşam süresini uzatabildiğini vurguladı. Kanser hastaları için psikolojik desteğin de büyük önem taşıdığını belirten Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serdar Turhal, doğru psikolojik destekle hastaların yaşam kalitesinde önemli bir artış sağlanabileceğine dikkat çekti.

Türkiye'de her yıl 180 bin kişi kansere yakalanıyor

Tüm dünyada maddi ve manevi yükü en yüksek hastalıklardan biri olan kanser, her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açıyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle görüş bildiren Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mahmut Gümüş, son verilere göre her yıl dünyada yaklaşık 15 milyon, ülkemizde ise 180 bin kişinin kansere yakalandığını belirtirken, kanserle mücadelede risk faktörlerinden uzak durmanın, erken tanının ve gelişen tedavi yöntemlerinin önemine dikkat çekti.

Sayfalar