sektör'den:"Lilly İlaç, Türkiye'nin en iyi işverenlerinden biri olmaya devam ediyor."

Uluslararası bağımsız araştırma şirketi Top Employers Institute tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucu, geçen yıl Türkiye'nin en iyi işverenleri arasında gösterilen Lilly İlaç, bu yıl da “Top Employers Türkiye 2019” sertifikasını almaya hak kazandı. Çalışanlarını en önemli varlığı olarak gören, çalışan mutluluğu ve bağlığını sürekli geliştirmek için çaba gösteren Lilly'nin bu alandaki başarısı bir kez daha tescillendi.
Top Employers Institute'un gerçekleştirdiği En İyi İK Uygulamaları Araştırması'nda şirketler, yetenek stratejisi, iş gücü planlama, yetenek kazanımı, oryantasyon programları, eğitim ve geliştirme, performans yönetimi, liderlik gelişimi, kariyer yönetimi, ücretlendirme, yan haklar ve şirket kültürü olmak üzere 10 ayrı kriter üzerinden değerlendirildi. Yapılan geniş kapsamlı araştırma sonucunda, insan kaynakları uygulamaları ve çalışanlarına sağladığı olanaklarla Lilly İlaç, Top Employers Türkiye 2019 unvanını almaya hak kazandı.

Sektör'den:"Chiesi Türkiye, 2019 Yılında da Türkiye ve Avrupa’da En İyi İşverenler arasında! "

Global ve bağımsız araştırma şirketi Top Employers Enstitüsü, yıllardır dünyadaki global işverenlerin çalışanları için sunduğu İK süreç, politika ve uygulamalarının uluslararası standartlara uygunluğunu yüzlerce kriterle değerlendiriyor.

Enstitü’nün 2019 yılında yaptığı değerlendirme ile Chiesi Türkiye, bir kez daha “En İyi İşveren” sertifikasına layık görüldü.
Çalışanlarının profesyonel ve kişisel gelişimi için gerçekleştirdiği sürdürülebilir insan kaynakları politikalarıyla yenilikçi uygulamaları ve oluşturduğu şirket kültürüyle daha mutlu çalışanları hedefleyen Chiesi Türkiye’nin bu haklı başarısı için İnsan Kaynakları Direktörü Mari Bengi şunları söyledi:
‘En İyi İşveren olarak bir yıl daha’
“Şirketlerin çalışanlarına sağladığı koşulların, çalışan mutluluğuna yönelik İK politika ve uygulamalarının denetlendiği ‘Top Employers 2019’ değerlendirmesi sonucunda Türkiye’nin en iyi işverenlerinden biri olduğumuzu ikinci kez belgeledik.
Bu sertifika çok fazla parametreye ayrıntılı şekilde bakılarak veriliyor. İş gücü planlama, işe uyum programları, yetenek stratejisi, eğitim ve gelişim, liderlik gelişimi, performans yönetimi, kariyer ve yedekleme yönetimi, ücretlendirme-yan faydalar ve şirket kültürü alanlarında bağımsız olarak denetlendik ve bir kez daha Türkiye’nin ‘En İyi İşvereni’ sertifikasını aldık. Her bölümde ve kademede çalışma arkadaşlarımızın katkılarıyla elde edilen bu başarının gururunu paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, sertifikaya hak kazanmamızda büyük katkısı olan Chiesi Türkiye çalışanlarınındır.

“FARKINDA OL, GEÇ KALMA!”

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD)’nin Toplumsal Farkındalık Projeleri kapsamında “Farkında Ol, Geç Kalma!” sloganı ile yapılan Sindirim Sistemi Hastalıkları Halk Bilgilendirme Toplantılarına Kocaeli ve Bursa’da devam edildi.

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından 2017 yılından beri farklı illerde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı”nda, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan Halk Bilgilendirme Toplantıları ile sindirim sistemi hastalıklarının toplumdaki farkındalık seviyesini yükseltilmesi ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi hedefleniyor.

Beyin ve Ötesi: “Psikiyatri ve nöropsikiyatride son gelişmeler."

. Psikiyatri Zirvesi ve 11. Anksiyete Kongresi 14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Antalya-Belek Maxx Royal Otel’de gerçekleştirilecek. Kongre başkanlığını Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Prof. Dr. Oğuz Karamustafalıoğlu’ nun yaptığı ve Psikiyatri Bilimleri ve Araştırmaları Derneği ortaklığı ile düzenlenen kongrenin ana teması “Beyin ve Ötesi: Psikiyatri ve Nöropsikiyatride Son Gelişmeler ” Ruh sağlığı alanında güvenli, etkin ve sürdürülebilir tedavileri inşaa etmek ancak klinik öncesi çalışmaların pratiğe yansıması ve klinik çalışmalar ile desteklenmesi amacıyla ulusal ve uluslararası platformda nörobilim alanında çalışan konunun uzmanlarıı konferanslar, paneller, uydu sempozyumları, kurslar ve tartışmalar ile biraraya getirecek. Kıdemli araştırmacılarlai genç meslektaşlarının bir araya gelerek uygulanabilir ve bilimsel değeri yüksek yeni projeler planlayabilecekleri ortam sağlanacak. Kongremizin ana başlıkları, nörogörüntüleme, psikofarmakolojik ve psikosomatik tedavi yaklaşımlarında yenilikler, nörobilimde güncellemeler, kısacası nöropsikiyatride son gelişmeler.

“I am….and I will….”

4 Şubat “Dünya Kanser Günü” tüm dünyada kanserle savaşan yüzlerce kurum, kuruluş, dernek ve örgütün bir araya gelerek oluşturduğu UICC (Uluslararası Kanserle Savaş Örgütü) tarafından kanser ile ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla oluşturuldu. Her yıl 4 Şubat’ta UICC’nin belirlediği ortak bir slogan çerçevesinde dünya genelinde UICC üyesi tüm kurum ve kuruluşlar tarafından çok çeşitli etkinlikler yapılıyor.

Bu yıl “4 Şubat Dünya Kanser Günü” nün sloganı “I am….and I will….” olarak belirlendi; “ben buyum ve bunları yapacağım”. Kanserle mücadele eden sağlık personeli, hastalar ve hasta yakınları için bu slogan zaten gündelik yaşamlarının bir parçası; “ben bir hekimim ve hastalarıma şifa dağıtacağım”, “ben bir hemşireyim ve her zaman yanınızdayım” ve “ben bir hasta yakınıyım ve hastama sonuna dek destek olacağım”…

Kanser Hakkında Birçok Şeyi Yanlış Biliyor Olabilirsiniz!

Kanser, insanlığın en eski hastalıklarından biridir. Bir hücrenin kontrolsüz çoğalması ile başlar. Büyüdükçe tarlaya saçılan tohum gibi başka organlarda sıçrar, buralarda yeni koloniler oluşturarak doku ve organ fonksiyonunu bozar. Bu büyüme durdurulamazsa canlının ölümüne sebep olur. 200’ün üzerinde çeşidi vardır. Her bir canlı doku, kanser olabilir. Kanserin oluşması için, hücrenin beyni sayılan DNA’sındaki bazı özel bölgelerinin hasarlanması gerekir. Hücrenin ne zaman çoğalacağına veya çoğalmanın ne zaman duracağına karar veren mekanizmalar bozulursa, hücrenin istenmeyen kanserleşme süreci başlamış demektir” diyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Metin Güden kanser ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Hedefe yönelik tedaviler ileri (metastatik) evrede yaşam süresini uzatabiliyor

4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle görüş bildiren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal, meme kanseri tedavisindeki yeni yaklaşımların ve “akıllı” ilaçların, tümörün genetik özelliklerini hedef alarak, hastaların ortalama yaşam süresini uzatabildiğini vurguladı. Kanser hastaları için psikolojik desteğin de büyük önem taşıdığını belirten Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serdar Turhal, doğru psikolojik destekle hastaların yaşam kalitesinde önemli bir artış sağlanabileceğine dikkat çekti.

Türkiye'de her yıl 180 bin kişi kansere yakalanıyor

Tüm dünyada maddi ve manevi yükü en yüksek hastalıklardan biri olan kanser, her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açıyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle görüş bildiren Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mahmut Gümüş, son verilere göre her yıl dünyada yaklaşık 15 milyon, ülkemizde ise 180 bin kişinin kansere yakalandığını belirtirken, kanserle mücadelede risk faktörlerinden uzak durmanın, erken tanının ve gelişen tedavi yöntemlerinin önemine dikkat çekti.

İstanbul Eczacı Odası Basın Bildirisi

Türkiye'nin her yerinde 26 bini aşkın eczane 7/24 ilaç hizmeti vermekte ve vatandaşlarımızın kesintisiz olarak ilaca ulaşımını sağlamaktadır.

Son dönemde artan ilaç yokları hastalarımızın ilaca ulaşımını engellemekte ve hastalarımızın mağduriyetine yol açmaktadır. Biz eczacılar, hastalarımıza yardımcı olmak adına kimi zaman 10-15 eczacı meslektaşımızı arıyor, sürekli ilaç bulmak için çabalıyoruz. Bazen Beylikdüzü'nde ilaç bulup Tuzla'ya gönderiyoruz, bazen maalesef ilaç bulamıyoruz.

Bu sorunun çözülmesi amacıyla, tüm eczacı meslek örgütlerinin yöneticileri aylardır ilaçta yaşanan sıkıntıyı dile getirirken, yok ilaç listeleri Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkilileri ile paylaşılırken, TİTCK her defasında "ilaçta bir sorun olmadığını" söyleyerek, eczanelerin ve ilacın nabzını tutan meslek örgütlerini dikkate almayarak sorunun bugünkü boyutlara ulaşmasına sebep olmuştur.

İlaç sektörü dünya genelinde Ar-Ge’ye 165 milyar avro yatırım yapıyor

AstraZeneca Klinik Araştırmalardan Sorumlu Global Başkan Yardımcısı Alberto Fernandez, geçtiğimiz günlerde Türkiye’deydi. Alberto Fernandez, bugün dünyada en çok ölüme neden olan hastalıkların, kardiyovasküler hastalıklar olduğunu vurguladı ve tıp dünyasında Ar-Ge alanında kaydedilen gelişmelere dair önemli bilgiler verdi.

sigara içmeyenlerin oranı giderek artıyor

Sigara bağımlılığının kontrolü için etkili önlemler alınmadığı takdirde, tütün mamullerine bağlı bir nedenle hayatını kaybeden insanların sayısının önümüzdeki 25–30 yıllık sürede 10 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak son yıllarda uygulanan ve kamuya açık alanlarda sigara içimini yasaklayan düzenlemelerin tütün kullanımındaki artışı engellemede etkili olduğunu belirtti. Yeni yılın, sigarayı bırakmak ve hayata yeni bir başlangıç yapmak için ideal bir zaman olduğunu vurgulayan Prof Dr. Toprak ayrıca sigara içmeyen nüfusun oranının her geçen yıl daha da artmasının, sigara bağımlılarına güç ve ilham kaynağı olabileceğini belirtti.

Stresle savaşta en büyük destekçi: Magnezyum

Sürekli gelecek planları yapmak, gün içerisinde kontrolümüz ve düşüncemiz dışında gelişen olaylar, telaşlı ve hızlıca farkında olmadan yaşamak ve gün boyunca meydana gelen zihinsel, fiziksel ve duygusal konular, bedenimizde “strese” neden olur. Kısaca ifade etmek gerekirse, yaşamımızda bizi alışılmış düzenimizin dışına çıkaran her şey stresin kaynağıdır.
Stresle başa çıkma konusunda bir yığın kitap okumuş, atölyelere giderek çalışmalar yapmış veya bu konu üzerine yoğunlaşarak kendiniz için özel yöntemler de bulmuş olabilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Erdi Uğur, sizi kaleyi içten fethetmenizi sağlayacak harika bir destekçi olan Magnezyum’u anlatıyor.

İlaç Ar-Ge'si konusunda Pfizer ve Hacettepe Üniversitesi el ele

Pfizer Türkiye, 2000 yılından bu yana 3.000'in üzerinde araştırmacıya sunduğu klinik araştırma eğitimlerinden sonuncusunu, Hacettepe Üniversitesi işbirliği ve T.C. Sağlık Bakanlığı onayıyla 26 Kasım'da düzenledi. Pfizer Türkiye, Klinik Araştırma Eğitim Programları ve Ar-Ge işbirliği projeleriyle ülkemizde uluslararası standartlarda araştırmaların yapılabilmesi ve bilim insanlarımızın uluslararası alanda en üst seviyelerde yer bulabilmesi için fırsatlar oluşturmaya devam ediyor.

İyi eğitilen her uzman endoskopi yapabilir

Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 35. Ulusal Gastroentoloji Haftası (Kongresi) Antalya’da gerçekleştirildi.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Birol Özer, İ, endoskopi işlemleri ile ilgili sorunların devam ettiğini iTürkiye’de eğitim almadan endoskopi yapan çok sayıda uzman olduğunu kaydetti. Sertifika almak için 5 bin cerrahın başvurduğu bildiren Bor, “Biz 900 kişiyle tüm topluma yetişemeyiz. Biz iyi eğitilmiş, Tıpta Uzmanlık Kurulu(TUK) kurallarına uyan herkesin endoskopi işlemi yapmasını isteriz. Başka branşlar da yapsın, ama TUK kuralları yürürlüğe girsin. Biz Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı da verdik. Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun her uzman endoskopi yapabilir.” dedi.

Tüm dünyada hava kirliliğine bağlı yaklaşık 600.000 çocuk ölümü gerçekleşiyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) son yayınladığı raporlardan birinde her yıl tüm dünyada hava kirliliğine bağlı yaklaşık 600.000 çocuk ölümü gerçekleştiğini açıkladı. Aynı raporda hava kirliliğinin çocuklarda insulin direnci, obezite, orta kulak iltihabı, düşük zeka seviyesi, düşük akciğer kapasitesi, çocukluk dönemi kanserleri, astım, kronik bronşiteneden olduğunu belirtildi ve çarpıcı bir şekilde hekimlerin artık hastalarına “temiz hava “ reçete etmelerinin gerekli olduğu yazıldı.

Sayfalar