Diyabet hastalarında zatürre riski 3 kat daha fazla

TEMD (Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği) Diyabet Çalışma Grubu'ndan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serpil Salman, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 24-30 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Dünya Aşı Haftası özelinde zatürre hastalığının diyabetliler açısından tehlikelerine değindi. Toplumda bu konudaki farkındalığın yeterince gelişmediğini belirten Prof. Dr. Serpil Salman, diyabetli hastaların zatürreden korunmaya dikkat etmeleri gerektiğini belirtti.

Her yüz bin kişiden dördü menenjit

24 Nisan Dünya Menenjit Günü ve aşıyla önlenebilir hastalıkların farkındalığını artırmak amacıyla kutlanan 24-29 Nisan Dünya Aşı Haftası kapsamında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan önemli bilgiler verdi: “Meningokok bakterisi Türkiye'de her yıl 100 binde 3 ila 4 oranında menenjit ya da meningokoksemi dediğimiz ağır bir hastalık tablosu oluşturuyor. Menenjit, artan tanı ve tedavi olanakları, yeni ve etkili ilaçlara rağmen yüzde 5-10 oranında ölüme, yüzde 20-30 oranında sakatlığa neden oluyor. Her yaş grubunda görülen ama en sık dört yaş altında ve özellikle de bir yaş altı bebeklerde sık görülebilen bir hastalık olduğu için mümkün olduğu kadar erken dönemde menenjit aşılarıyla koruma sağlamak gerekiyor.”

Omurilik tümörleri, mikrocerrahi ve radyocerrahinin yardımıyla bir tehdit olmaktan çıkıyor.

Beyin ve organlar arasındaki elektriksel bağlantıyı sağlayan bir “sinir demeti” olarak adlandırdığımız omurilik, aynen beyinde olduğu gibi kalın bir zarla (dura) korunuyor. Omurların ortasındaki korunaklı kanal ile (omurilik kanalı) beyinden belimize kadar uzanan omurilikte, bahsettiğimiz elektriksel bağlantı ise karşılıklı olarak yürütülüyor. Şöyle ki, beyinden gelen emirler iç organlara veya kol-bacaklara gönderildiği gibi, vücuttan gelen bilgiler de omurilik vasıtasıyla beyne taşınıyor. İşte bu kadar hayati bir fonksiyonu olan omurilikte meydana gelebilecek sorunlar, en hafif şekliyle bu bilgi ve emir alışverişini kısmi ya da tam olarak engelleyebilecek klinik tablolara yol açabiliyor.

Parkinson hastalığında beyin pili ile yaşam kalitesi artıyor

Parkinson hastalığı hareketlerin yavaşlaması, kol ve bacaklarda istirahat halinde ortaya çıkan titremeler, kaslarda katılık ve sertlik, postür reflekslerinde azalma gibi ana bulgularla seyreden, ancak bunların yanında birçok diğer sistem bulgusunun da olabildiği yavaş ilerleyici bir beyin hastalığı. Vücutta hareketin kontrolünü ve dengesini sağlamada önemli bir rolü olan “dopamin” adlı kimyasal maddenin üretim yeri olan “substansiya nigra” isimli bölgede, dopamin üreten hücrelerde etkilenmeler ve kayıplar ortaya çıkıyor. Belirli bir oranda hücre kaybı olunca da hastalarda bulgu ve belirtiler görülmeye başlıyor. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi yok ancak bazı ilaçlarla hastalığın belirtileri hafifletilebiliyor. Bazı durumlarda semptomların iyileşmesi için beynin çeşitli bölgelerine cerrahi olarak müdahale edilebiliyor. Üstelik hastalığın hem epidemiyolojisine yönelik bilgiler hem de tedavisine yönelik farklı seçenekler son yıllarda arttı. Anadolu Sağlık Merkezi’nde de ve bazı merkezlerde bu tedaviler kullanılıyor. Bunlardan en yeni ve etkili tedavi yöntemi ise beyin pili (DBS). Bu yöntemle hastalık tamamen yok olmasa da hastanın hayat kalitesini artırmak ve hastalığın ana bulgularını büyük oranda düzeltmek mümkün.

Tüm dünyada 1 milyon 200 bin çocuk hekiminin üye olduğu kuruluşa Türk damgası

40 ülkeden, 156 kurumla bir milyon 200 bin çocuk hekimini temsil eden küresel kuruluş Uluslararası Pediatri Kurumu'nun (International Pediatric Association) IPA Direktörlüğüne tarihinde ilk kez bir Türk getirilerek geçtiğimiz yıl Kerem Hasanoğlu ‘nin atanmıştı. Bu yıl ise başkanlık seçiminde oyların %70’ni alan Türkiye Milli Pediatri Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Enver Hasanoğlu gelecek dönem Başkanı olarak göreve başladı.

Prof. Dr. Hasanoğlu geçtiğimiz günlerde her ülkenin yalnızca 1 oy hakkına sahip olduğu tüm ülkelerin katılımıyla Panama'da yapılan seçimde IPA'nın gelecek dönem başkanı olarak göreve başladı. Bu görevlendirme sonrası saygın kuruluşun iki önemli tepe noktasında iki Türk boy göstermeye başladı.
Dünyanın en önemli çocuk kuruluşlarından bir tanesinin iki Türk'e emanet olmasından mutluluk duyduğunu ifade eden Kerem Hasanoğlu ise birçok tebrik telefonu aldıklarını ve tebrik için arayan bakanlar ve YÖK Başkanı'na da teşekkür ettiklerini iletti.

BIO Startup Program'ın Beş Finalisti Küresel Temaslar için Hazır

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) tarafından desteklenen, yürütücülüğünü ReDis Innovation'ın üstlendiği ve bu yıl 65 biyogirişimcinin başvurduğu dördüncü BIO Startup Program'da 5 finalist belli oldu. Online programın ardından 3 günlük bir kampa katılan biyogirişimciler, 19 Nisan'da BIOExpo'daki TÜSEB "Güçlü Bir Biyoekonomiye Doğru: Biyoteknolojide Öncelikler ve İşbirlikleri” sempozyumu kapsamında düzenlenen BIO Startup Demo Day'de jüri karşısına çıktı. Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Demo Day'de sunumlarını yapan biyogirişimciler arasından jüri tarafından seçilen beş biyogirişimci, 1-6 Haziran tarihleri arasında Philadelphia'da düzenlenecek BIO Entrepreneurship Bootcamp ve BIO Convention'a katılma hakkına sahip oldu.

Gebelikte kanser tedavisi bebğin doğumuna engel değil

Kadınlarda en sık rastlanan kanser türü meme kanseri iken gebelik sırasında karşılaşılan jinekolojik kanserler içerisinde de en sık rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerine rastlanıyor. VM Medical Park Mersin Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Tolgay Tuyan İlhan, gebelik esnasında yapılan muayenelerde 1000 ila 5 bin gebede bir kanserle karşılaşıldığını belirterek, bu durumun gebelikle alakası olmadığına dikkat çekti. “Gebelik sırasında jinekolojik muayene yapıldığı için testlerde anne adayında kitle varsa tespit ediliyor ve tanı konulabiliyor.”

Kanser tedavisinde bütüncül yaklaşımlar

Tıbbi Onkoloji, Onkolojik Cerrahi, Nükleer Tıp, Girişimsel Radyoloji ve Radyasyon Onkolojisi’nde referans merkezi haline gelen Memorial Bahçelievler Hastanesi Onkoloji Merkezi uzmanları, kanserde bütüncül tedavi anlayışı ve multidisipliner yaklaşımlar konusundaki deneyimlerini, paylaştı.
Memorial Bahçelievler Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Fazilet Dinçbaş, Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kezban Nur Pilancı, Nükleer Tıp Bölümü’nden Prof. Dr. Akın Yıldız ve Kemik İliği Nakli Merkezi’nden Prof. Dr. Emre Tekgündüz, merkezde gerçekleştirilen özellikli tedaviler, kişiye özel uygulamalar, yeni tedavi protokolleri ve diğer branşlar ile yürütülen koordineli çalışmaların detaylarının anlattılar.

Disleksi (özel öğrenme güçlüğü) tanımada 6 belirti

Disleksi (özel öğrenme güçlüğü), çocuğun bireysel ve standart test uygulamaları sonucu saptanan okuma, yazma ve matematik alanında; yaşı, okul durumu ve zekâ yönünden beklenene oranla düşük olmasıdır. Çocuğun öğrenme problemleri, akademik başarısını, okuma, yazma ve matematik becerisi gerektiren günlük etkinliklerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Disleksi’nin tek tedavisinin erken tanı ve bununla birlikte verilecek erken eğitim olduğunu kaydeden Özel Eğitim Uzmanı Hasan Hüseyin Yıldırım, şunları söyledi:
“Öğrenme güçlüğü (disleksi), gelişimsel bir sorundur, yani doğuştan gelen bir durumdur. Bunun da tek tedavisi erken tanı ve bununla birlikte verilecek erken eğitimdir. Eğer bu eğitim, doğru zamanda verilirse, öğrenme güçlüğünün ilerleyen yıllardaki etkilerini en aza indirgemek mümkündür” dedi.

Büyüme bozukluklarında erken tanı ve erken müdahale çok önemli

Sağlık Bakanlığı çocuklarda büyüme ve gelişmenin izlenmesi için ülke genelinde bir program yürütüyor. Bu program kapsamında her yıl 15 Nisan Büyümenin İzlenmesi Günü olarak kutlanıyor. Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler, 15 Nisan Büyümenin İzlenmesi Günü sebebiyle önemli bilgiler verdi. Sağlıklı da olsa her çocuğun büyüme sürecinin yakından izlenmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Feyza Darendeliler, büyümenin izlenmesinin altta yatan herhangi bir hastalığın erken yakalanması için son derece önemli olduğunu ve başarılı bir tedavinin ancak erken tanıyla mümkün olduğunu vurguladı.

Sektörden:"Pfizer Türkiye'nin yeni Genel Müdürü Cem Açık)

On üç yılı aşkın süredir Pfizer ailesinin bir parçası olan M. Cem Açık, bugüne kadar pazarlamadan satış, strateji, birim genel müdürlüğü ve bölge yöneticiliğine, çeşitli görevlerde önemli sorumluluklar aldı. M. Cem Açık, Ekim 2018'de Pfizer Temel Sağlık Türkiye ve Rusya Genel Müdürü olarak atanmadan önce, 2016'dan beri Pfizer Türkiye Temel Sağlık organizasyonunun başındaydı ve yılda 200 milyon dolardan fazla geliri olan, çift haneli büyüme rakamlarına ulaşan bir işten sorumluydu. Daha öncesinde, Yeni Ürünler Planlama Müdürü, Kurumsal Strateji Müdürü, Kardiyovasküler Grup Pazarlama Müdürü, Avrupa Bölgesi Kardiyovasküler Terapötik Alan Lideri olarak çalıştı.

Damgalamadan önce bir kez daha düşünülmesi gereken rahatsızlık: Bipolar Bozukluk…

Psikiyatrik bir problem olan bipolar bozukluğun temel olarak duyguları düzenleyememe ve duyguların şiddetini kontrol edememe olduğunu dile getiren Psikolog Aylin Çıtakbaş; ‘Türkiye’de yaklaşık 2 milyon bipolar bozukluk hastası ve yakınlarının hastalığından etkilenen 6 milyon aile bireyi olduğu tahmin ediliyor. Genellikle 20’li yaşlarda görülmeye başlanan bipolar bozukluk, yaşam boyu sürdüğü için mutlaka düzenli psikiyatrik takip gerektiren; tedaviye başvurulmadığı ya da tedavinin reddedildiği durumlarda intiharla sonuçlanabilen ciddi bir ruhsal rahatsızlıktır. Ne yazık ki aralıklarla gerçeği yansıtmayan vaka öyküleri, ya da alkol ve uyuşturucu gibi maddelerle bipolar bozukluk arasında bağlantılar kurulması, bu hastalıkla mücadele eden ailelerin psikolojik açıdan zarar görmesine neden olmaktadır. Burada bizlere düşen en önemli görev, ailelere destek olmak, bipolar bozukluğa yönelik toplumsal farkındalığı artırmak ve bipolar bozukluğu olan bireylerin damgalanmasının önüne geçmektir. Bu ruhsal bozukluktan muzdarip olan kişilerin toplumsal hakları gözetilmeli, sosyal ve mesleki yaşam alanları sınırlanmamalıdır. 30 Mart Dünya Bipolar Günü her yıl, kendisinin de bipolar bozukluğu olduğu bilinen ünlü ressam Vincent Van Gogh’un doğum gününde kutlanmaktadır. Bu vesileyle, hastalıkla baş etmeyi başarmış kişilerin kendi başarı hikâyelerini anlatmasına fırsat verilerek, yeni teşhis almış bipolar bozukluk hastalarına da umut aşılanmaktadır ’ diye konuştu.

Kolon kanseri önlenebilir bir kanser türü

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından 2017 yılından beri farklı illerde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı” kapsamında, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan halk bilgilendirme toplantıları ile sindirim sistemi hastalıklarının toplumdaki farkındalık seviyesini yükseltilmesi ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi hedefleniyor
Halk toplantılarının gerçekleştiği iller başta olmak üzere, hastalıklarla ilgili daha bilinçli bir toplum oluşturulmasına katkı sunulmasının planlandığı proje ile Kolon Kanseri, Reflü, İrritabl Bağırsak Sendromu, Ülser, Dispepsi, Ülseratif Kolit, Hepatit, Siroz, Pankreas Kanseri ve diğer Sindirim Sistemi Hastalıkları konusunda toplumda farkındalık oluşturulması, potansiyel ve mevcut hastaların hastalıklar konusunda yeterli bilgi seviyesine ulaşmasının sağlanması, hastalıklarda erken teşhisin öneminin vurgulanması, hasta yakınlarının da hastalık süreçlerine dair bilgilendirilmesi ve daha bilinçli olmalarının sağlanması hedefleniyor.

“TÜRK GASTROENTEROLOJİ DERNEĞİ OLARAK AMACIMIZ, DAHA SAĞLIKLI BİR TOPLUM”
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, Dernek olarak misyonlarının, “Halkımızın sağlıklı bir sindirim sistemi için neler yapılması gerektiği ayrıca sindirim sistemi hastalıklarında tanı ve tedavi konusunda yol göstermek ve bu konularda en yetkili bilim insanlarımızın bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktır.” diye belirterek şöyle devam etti:

Kolon kanseri önlenebilir bir kanser türü

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından 2017 yılından beri farklı illerde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı” kapsamında, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan halk bilgilendirme toplantıları ile sindirim sistemi hastalıklarının toplumdaki farkındalık seviyesini yükseltilmesi ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi hedefleniyor
Halk toplantılarının gerçekleştiği iller başta olmak üzere, hastalıklarla ilgili daha bilinçli bir toplum oluşturulmasına katkı sunulmasının planlandığı proje ile Kolon Kanseri, Reflü, İrritabl Bağırsak Sendromu, Ülser, Dispepsi, Ülseratif Kolit, Hepatit, Siroz, Pankreas Kanseri ve diğer Sindirim Sistemi Hastalıkları konusunda toplumda farkındalık oluşturulması, potansiyel ve mevcut hastaların hastalıklar konusunda yeterli bilgi seviyesine ulaşmasının sağlanması, hastalıklarda erken teşhisin öneminin vurgulanması, hasta yakınlarının da hastalık süreçlerine dair bilgilendirilmesi ve daha bilinçli olmalarının sağlanması hedefleniyor.

“TÜRK GASTROENTEROLOJİ DERNEĞİ OLARAK AMACIMIZ, DAHA SAĞLIKLI BİR TOPLUM”
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, Dernek olarak misyonlarının, “Halkımızın sağlıklı bir sindirim sistemi için neler yapılması gerektiği ayrıca sindirim sistemi hastalıklarında tanı ve tedavi konusunda yol göstermek ve bu konularda en yetkili bilim insanlarımızın bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktır.” diye belirterek şöyle devam etti:

Kolon kanseri önlenebilir bir kanser türü

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından 2017 yılından beri farklı illerde düzenlenen “Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı” kapsamında, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan halk bilgilendirme toplantıları ile sindirim sistemi hastalıklarının toplumdaki farkındalık seviyesini yükseltilmesi ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesi hedefleniyor
Halk toplantılarının gerçekleştiği iller başta olmak üzere, hastalıklarla ilgili daha bilinçli bir toplum oluşturulmasına katkı sunulmasının planlandığı proje ile Kolon Kanseri, Reflü, İrritabl Bağırsak Sendromu, Ülser, Dispepsi, Ülseratif Kolit, Hepatit, Siroz, Pankreas Kanseri ve diğer Sindirim Sistemi Hastalıkları konusunda toplumda farkındalık oluşturulması, potansiyel ve mevcut hastaların hastalıklar konusunda yeterli bilgi seviyesine ulaşmasının sağlanması, hastalıklarda erken teşhisin öneminin vurgulanması, hasta yakınlarının da hastalık süreçlerine dair bilgilendirilmesi ve daha bilinçli olmalarının sağlanması hedefleniyor.

“TÜRK GASTROENTEROLOJİ DERNEĞİ OLARAK AMACIMIZ, DAHA SAĞLIKLI BİR TOPLUM”
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, Dernek olarak misyonlarının, “Halkımızın sağlıklı bir sindirim sistemi için neler yapılması gerektiği ayrıca sindirim sistemi hastalıklarında tanı ve tedavi konusunda yol göstermek ve bu konularda en yetkili bilim insanlarımızın bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktır.” diye belirterek şöyle devam etti:

Sayfalar