Ağrının tanımı değişti

Beyin cerrahisi, fizik tedavi ve ortopedi uzmanları ağrıyı konuşmak üzereAğrının Uzmanları Toplantısı’nda bir araya geldi
Alanında uzman yaklaşık 250 fizik tedavi, ortopedi ve beyin cerrahi uzmanı Ağrının Uzmanları Toplantısı’nda bir araya geldi. Ağrının nedenleri, tedavi yolları ile yeni tedavi trendleri toplantıda farklı bakış açıları ile ele alındı.
"Önemli olan ağrıların bir bütün olduğu"
Sempozyumun ardından açıklama yapan Hitit Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlker Solmaz, önceden bir hastayı sadece kendi branşları açısından değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bu toplantı sonunda ağrı tedavisinin diğer kliniklerle multidisipliner şekilde ortak hareket edilmesi gereken bir tablo olduğunun bir kez daha farkına vardık. Hepimiz ağrıyı kendi penceremizden görüyorduk. Aynı hastayı, aynı ağrıyı bir ortopedi doktorumuz, fizik doktorumuz nasıl görüyor, nelere dikkat ediyor, bunların farkına vardık. Burada önemli olan ağrıların bir bütün olduğudur” dedi.

Türkiye’de her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası

Hipertansiyon hastalığı tüm dünyada ve ülkemizde görülen çok önemli bir halk sağlığı sorundur. Hipertansiyon; kalp hastalıkları, böbrek hastalığı, erken ölüm ve inme hatta bunama gibi durumlarla ilişkili olup tüm dünya için hem sağlık anlamında hem de ekonomik anlamda ciddi bir problemdir. En son yapılan çalışmalar; Türkiye’de hipertansiyonun her 3 kişiden birinde olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte hipertansiyon önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Kalp hastalığı nedenli ölümlerin %45’inden, inme nedenli ölümlerin %51’inden hipertansiyon sorumludur. Hipertansiyon bu kadar sık görülmesine rağmen ülkemizde hipertansiyon hastası olan her 10 kişiden yaklaşık 5’i hipertansiyon hastası olduğunun maalesef farkında değildir. Bu sebeple farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü olarak kutlanmaktadır.

Hassas üretim gerektiren medikalde esneklik, üretkenlik ve güvenilirlik

Robot teknolojileri genel itibariyle ağır sanayi kollarında tercih ediliyor gibi görünse de hassas üretim gerektiren alanlarda da başarıyla uygulanıyor. Universal Robots’un insanla iş birliğine dayalı cobot’ları medikal sektörüne esneklik, üretkenlik ve güvenilirlik sunuyor
Birbirinden farklı sektörlerde çeşitli uygulamalarla verimli bir otomasyon çözümü sunan Universal Robots, hassas üretim gerektiren medikal sektöründe de firmalara başarılı sonuçlar sağlıyor. Medikal sektörünün kesinlik, hassaslık ve hijyen özelliklerini karşılamak üzere tasarlanan Universal Robots'un insanla iş birliğine dayalı kolaboratif robotları ile esneklik, üretkenlik ve güvenilirlik mümkün oluyor.

Sudaki riskleri tespit ediyor, lejyoner hastalığını önlüyor

Ağırlıklı olarak su bazlı enfeksiyondan kaynaklanan bir akciğer iltihabı ve şiddetli zatürre cinsi olan lejyoner hastalığı, tedavi edilmediği takdirde ölüme yol açabiliyor. Kablosuz endüstriyel IoT çözümleri sağlayan Skysens, su borularındaki sıcaklığı ve suyun hareketini izleyerek
sıcak ve soğuk su kaynaklarındaki riskli alanları anında tespit ederek, hastalık tehlikesini önlüyor

Sudaki enfeksiyonlar önlem alınmadığında ölüme kadar varan kötü sonuçlara yol açabiliyor. Su bazlı enfeksiyonlardan kaynaklanan, Legionella bakterisinin neden olduğu bir akciğer iltihabı formu olan lejyoner hastalığı da bunlardan biri. Skysens, su borularındaki sıcaklığı ve suyun hareketini izleyerek sıcak ve soğuk su kaynaklarındaki riskli alanları anında tespit ediyor, hastalık tehlikesini önlüyor.

İnflamatuvar barsak hastalığı, hastaların sosyal yaşamdan kopmalarına sebep oluyor

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve İnflamatuvar Barsak Hastalıkları Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Tezel, 19 Mayıs Dünya İnflamatuvar Barsak Hastalığı Günü kapsamında, ülkemizde tahminen 100.000 kişiden 40 - 80'inde görülen ve kişilerin sosyal yaşamdan kopmasına sebep olabilen İnflamatuvar Barsak Hastalıkları hakkında önemli bilgiler verdi ve hastalara önerilerde bulundu.

Girişimsel radyoloji ana dal olmalı

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği'nin (TGRD) düzenlediği, Girişimsel Radyoloji’nin değerlendirildiği 14. TGRD Yıllık Toplantısı, EVIS 2019 (EndoVascular and Interventional Symposium) toplantısı ile ortak olarak İstanbul’da gerçekleşti. Toplantıda Girişimsel Radyoloji alanında son gelişmeler, karşılaşılan sorunlara karşı üretilen çözümler ve Girişimsel Radyoloji’nin ABD'deki durumu gibi konular ele alındı. ABD’de Girişimsel Radyoloji Ana Dalı’nın kurucularından olan Prof. Dr. John Kaufman da toplantıya onur konuğu olarak katıldı.

Toplumsal damgalama tedaviyi aksatıyor

Psikiyatri Bilimleri ve Araştırmaları Derneği’nin ev sahipliğinde, Nobel İlaç ana sponsorluğunda 'Ruhsal Hastalıklar Akademisi', 2-5 Mayıs tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşti. Toplumda sık görülen ruhsal hastalıkların tedavisindeki yeniliklerin konuşulduğu etkinlik, Türkiye ve yurt dışından alanında uzman birçok hekimi bir araya getirdi.

Ruhsal Hastalıklar Akademisi’nin ardından açıklama yapan İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü, Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Psikiyatristi Prof. Dr. Oğuz Karamustafalıoğlu ruhsal hastalıkların toplumda yaygın olarak görüldüğünü ifade ederek, “Avrupa Birliği tarafından yapılan en son araştırmaya göre her dört kişiden birinin ruhsal yardıma ihtiyacı var. Ruhsal hastalıklarla ilgili yardım almak maalesef her zaman damgalanma ve bir takım sıkıntılı yorumlara yol açtığı için tedavide gecikmelere yol açmaktadır” dedi.

“Ruh sağlığımızı korumanın en önemli ölçülerinden biri uyku hijyenine dikkat etmek”
Ruhsal hastalıkların genel olarak ergenlik ve erken erişkinlik döneminde başladığını kaydeden Karamustafalıoğlu, “Yerinde ve zamanında tanınıp tedavi edilmediğinde birçok işlev kaybına yol açmakta ve kişilerin bireysel potansiyellerini ortaya koymalarını engelleyebilmektedir. Ruhsal hastalıkların doğru tanıya ulaşmaları 5 ila 25 yıl arasında değişmektedir. Ruh sağlığımızı korumanın en önemli ölçülerinden birisi uyku hijyenine dikkat etmek, zamanında yatıp kalkmak, stresle karşılaştığımız zaman stres yönetimi konusunda kendimizi geliştirmektir. Stres konusunda kendimizi geliştirmek, karşılaştığımız olay ne kadar olumsuz olursa olsun karşımızdakini değiştiremeyeceğimizi ama kendimizin doğru ve sağlıklı tepkiler üreterek olayların üstesinden gelmeyi başarabileceğimizi düşünmekle birlikte, zorlandığımız noktada da bu konuda yardım almamız gerekmektedir” ifadelerini kullandı.”

Allerjik hastalar için ipuçları

1. Sabahın erken saatlerinde yaptığınız aktiviteleri en aza indirin; çünkü polen sayıları genellikle sabah saat 4 ile 8'de en yüksektir.
2. Pencereleri açmak yerine klimayı çalıştırın. Klimalar havadaki polen parçacıklarını filtreler; oysa pencereleri açarsanız polen çiçekleri içeri girebilir.
3. Klima filtrenizi düzenli olarak temizleyin.
4. Polen mevsimi için birkaç "güvenli" kıyafet bulundurun. Bunlar, yalnızca iç mekanlarda giyinip eve girer girmez değiştirebileceğiniz kıyafetler olsun.
5. Cilt ve saçlarınızdan poleni akıtmak için eve girer girmez duş yapın.
6. Belirtilerin ciddiyetini azaltmak için alerjenlere maruz kalmadan önce bir saat önce göz damlası, burun spreyi ve alerji ilaçlarınızı kullanın.
7. Arılara alerjiniz varsa parlak renkli, çiçek baskılı kıyafetler veya çiçek kokuları olan parfüm ve losyonlardan kaçının.
8. Çimlerin içinde yürürken daima ayakkabı giyin ve dışarıda çalışırken vücudunuzu olabildiğince örtün
9. Acil bir durumda ilaç taşımayı unutmayın.

Sektörden; Güvenilir bilimsel iş ortağı

Astellas İlaç Türkiye, hizmet kalitesini yükseltme, ilaç sektöründe öncü olma, tercih edilen ve güvenilen bilimsel iş ortağı olma hedefleri doğrultusunda ACE (Astellas Customer Engagement - Astellas Müşteri Bağlılığı) modelini hayata geçirdi. Klasik tanıtım modelinden çok daha kapsamlı bir değer iletişim modeli olan ACE, tüm EMEA bölgesi ile eş zamanlı olarak start aldı.
Türk ilaç endüstrisinde 2008'den bu yana hizmet veren, Organ Nakli (Transplantasyon), Üroloji, Onkoloji ve Enfeksiyon olmak üzere dört ana tedavi alanında yenilikçi ürünleri ile çalışmalarını devam ettiren Astellas İlaç Türkiye, sağlık sektöründeki paydaşları için “güvenilen ve tercih edilen bilimsel iş ortağı” olma amacıyla ACE modelini başlattı. Astellas İlaç Türkiye, yeni tanıtım modeli ile stratejik öneme sahip sağlık merkezlerindeki hekimler ve hastalar için değer yaratıp uzun süreli ilişki, iş birliği ve iletişim geliştirmeyi hedefliyor.

Temsilcilerin bilgi ve yetkinlikleri en üst seviyeye çıkacak

Hasta odağının çok daha fazla ön plana çıkması, değişen sektör dinamikleri ve rekabette farklılaşma ihtiyacı neticesinde artık günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen eski tarz tanıtım modelleri yerine geliştirilen ACE modeli ile yeni tanıtım uzmanı profilinin değişen koşullara ayak uydurabilecek, değer iletişimini en iyi şekilde aktaracak bilgi ve yetkinliklere de sahip olması amaçlanıyor.
Gelecekte de ACE modelinin devamlılığını sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Astellas İlaç Türkiye Satış Direktörü Şeyma Bahşi, “Sağlık meslek mensupları ile bir araya gelen tüm şirket çalışanlarına (satış, pazarlama, pazar erişim, medikal) yönelik olarak tasarlanan ve ‘Sekiz Adımda Koçluk’ modeli ile bağlantılı olan model, hasta odağını baz alıyor. ‘Sekiz Adımda Koçluk’ modeli ise saha kadrosuna yöneticilik yapan satış müdürlerine yönelik olarak tasarlanan ve koçluk yapılan kişiye her daim destek olmayı merkezinde tutan bir model olarak 8 kilit adımdan oluşuyor. Aynı zamanda bu koçluk modeli, ACE tanıtım modelinin sahada çok daha efektif olarak uygulanabilmesi için çalışıyor.” dedi.

Maksimum fayda sağlanması hedefleniyor

Dünya çapında ve Türkiye’de sahip olduğu en önemli değerlerden bir tanesini “Hasta Odağı” olarak belirleyen Astellas İlaç, ACE modeli sayesinde hizmet sunduğu tedavi alanlarında görev yapan sağlık meslek mensupları ile bilimsel iş birlikleri de yapmaya hazırlanıyor. Bu iş birlikleri neticesinde ürünlerinin doğru zamanda ve doğru tedavi yaklaşımı ile kullanıldığından emin olarak, ihtiyacı olan hastaya maksimum fayda sağlamasını hedefliyor.

Türkiye’de 3,5 milyon astım hastası var

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, 7 Mayıs Dünya Astım Günü nedeniyle yaptığı açıklamada “Dünyada yaklaşık 300 milyon kadar astımlı hasta olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise yaklaşık 3,5 milyon astım hastası vardır. Dünya Astım Günü (Mayıs ayının ilk Salı günü) etkinlikleri kapsamında, ülkemizde Türk Toraks Derneği olarak her yıl, Astım Allerji Çalışma Grubumuz ve şubelerimiz tarafından düzenlenen toplum ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitim ve farkındalık toplantıları ile konuya dikkatleri çekmekteyiz. Bu yıl da 7 Mayıs 2019 tarihinde ülkemizde Dünya Astım Günü kapsamında çeşitli etkinlikler yapacağız.” dedi.

El hijyeni hastane yatış süresini ve maliyetini düşürüyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü olarak belirlenmiştir. DSÖ “Herkes için Temiz Bakım Sizin Ellerinizde” sloganıyla duyurduğu bugünde özellikle sağlık çalışanlarının el hijyenine uyumunu artırmayı hedefliyor. El yıkamak antibiyotiklere karşı direnci olan ve tedavisi zor olan mikroplardan korunmamızı da sağlayabilir diye belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü'nünde el hijyeninin antibiyotik direnci ile ilişkisine toplumsal açıdan değindi.

Türk girişimci Hamdard firması, kamu-üniversite-sanayi işbirliği kapsamında Kastamonu Üniversitesi ile işbirliği protokolü imzaladı.

İmzalanan işbirliği mutabakatının kapsamı teknolojik yenilik, Ar-Ge, tasarım, sistem entegrasyonu, dış ticaret ve sertifikasyon faaliyetleri kapsamında proje geliştirilmesi, etkinlikler planlama ve yürütme konularında ortak çalışmalar yapılması; teknik seminer, sempozyum, kongre, çalıştay vb. etkinlikler yapılması ve destek verilmesi; Kastamonu Üniversitesi öğrencileri için staj ve araştırma çalışmaları yapılması konularında eşgüdüm çalışmaları yürütülmesi, taraflarca hem fikir olunan proje, araştırma, tez vb. çalışmalar için HAMDARD imkanlarının kullanılması; ayrıca TÜBİTAK, TSE, KOSGEB gibi kuruluşların destek programlarından ve fiziksel imkanlarından faydalanma girişimlerinde bulunulması; yapılan çalışmaların ulusal ve uluslararası tanıtımının sağlanması için gerekli çabaların gösterilmesi hususlarını içeriyor.

Lenfomada Car -t hücre tedavisi, gelecekte umut vaat eden önemli bir tedavi yöntemi olabilir

Türk Hematoloji Derneği (THD) tarafından düzenlenen Uluslararası Lösemi Lenfoma Miyeloma Kongresi'nin (International Congress on Leukemia Lymphoma Myeloma) 7'ncisi, 2-4 Mayıs tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleşiyor. Lösemi, Lenfoma ve Miyelom konusunda yeni tedavilerin ele alındığı kongrede, yurtdışından ve ülkemizden yeni tedaviler, araştırmalar hakkında ilgili bilgiler paylaşılıyor. Kongreden bir gün önce 2 Mayıs’ta “2. İstanbul İmmunohematoloji Zirvesi” ve “Türk Hematoloji Derneği Avrupa Kan ve Kemik İliği Derneği Hücresel Tedaviler Çalışma Grubu Ortak CAR T Hücre Sempozyumu” nu (2nd İstanbul Immunohematology Summit ve TSH/EBMT CTIWP Joint CAR-T Cell Symposium) içeren bir kurs da düzenlendi. Tek gün süren bu kursun öğleden önceki bölümünde bağışıklık sisteminin yapısı, bağışıklık sistemi hastalıkları, kan hastalıklarının tedavisinde bağışıklık sistemi temelli yeni tedaviler hakkında güncel bilgiler aktarıldı. Kursun öğleden sonraki bölümünde Türk Hematoloji Derneği ortaklığında Avrupa Kan ve Kemik İliği Nakli Derneği (Hücresel Tedaviler ve İmmunobiyoloji Çalışma Grubu) Türkiye’de ilk defa yeni bir kanser tedavi yöntemi olan CAR-T Hücreler hakkında bir Sempozyum düzenlendi. Bağışıklık sisteminde yer alan T hücrelerin kansere karşı duyarlılaştırılması yoluyla kanserin tedavisi şeklinde özetlenebilecek CAR-T Hücre tedavisi bu sempozyumda tüm yönleriyle ele alındı.

Sektörden: Pfizer Türkiye’nin yeni Medikal Direktörü Dr. Egemen Özbilgili

2006 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Egemen Özbilgili, Kasım 2011’de Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanlığını tamamladı. Ocak 2012’de Pfizer ailesine medikal müdür olarak katıldı ve 2013’te aşı biriminin sorumluluğunu üstlendi. 2016’da aynı alandan sorumlu Kıdemli Medikal Müdür olarak atandı. 1 Eylül 2016’dan itibaren Türkiye ve İsrail’den sorumlu Aşı İş Birimi Kıdemli Medikal Müdürü olarak görev yaptı. 1 Ağustos 2017 tarihinden itibaren Pfizer Türkiye Onkoloji Ülke Medikal Lideri olarak görev yapan Dr. Egemen Özbilgili, 2019 Mart ayı itibariyle Pfizer Türkiye Medikal Direktörü & Dahili Uzmanlıklar Ülke Medikal Lideri olarak atandı.

KOAH hastaları zatürre için risk grubunda

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 24 -30 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Dünya Aşı Haftası'nda toplumun aşılama ve aşıyla korunulabilen hastalıklar konusunda bilgilendirilmesi amaçlanıyor. Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Yürütme Kurulu Üyesi ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı' nda görevli Prof. Dr. Abdullah Sayıner de bu konu kapsamında özellikle KOAH hastaları için zatürre riskinin çok fazla olduğundan ve bağışıklanmanın öneminden bahsetti.

Sayfalar