İEİS'den "İlaç Kullanımında Demografik Özellikler" araştırması
İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; kronik hastalık nedeniyle sürekli ilaç kullananların oranı %9.9.
İEİS'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye'nin tamamını temsil eden 26 ilde yaş, cinsiyet, eğitim durumu, yerleşim yeri (kır-kent) ve sosyoekonomik statüye göre 2.403 kişi üzerinde yüz yüze anket yöntemiyle "İlaç Kullanımında Demografik Özellikler" araştırması gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre, katılımcılar sırasıyla en çok hipertansiyon (% 45.6), diyabet (%27.8), kalp (%16.5), hiperkolesterolemi (%9.7) ve mide (%6.8) rahatsızlıkları için sürekli ilaç kullanılıyorlar.
Araştırma sonucunda, sürekli ilaç kullanan kadınların oranının erkeklerin 2 katı, romatizma rahatsızlığı nedeniyle sürekli ilaç kullanan erkeklerin oranının kadınların 3 katı, kalp rahatsızlıkları nedeniyle sürekli ilaç kullanan erkeklerin oranının kadınların yaklaşık 2 katı olduğu belirlendi.
Anemi nedeniyle sürekli ilaç kullananların tamamının kadın olduğu ortaya çıkarken, psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle sürekli ilaç kullanan kadınların oranı erkeklerin yaklaşık 3 katını buldu.
Araştırma sonuçlarına göre, yaşlar itibarıyla sürekli ilaç kullananların oranı 30-34 yaş arasında %4.9, 35-44 yaş arasında %8.7, 45-54 yaş arasında %17.3 ve 55-65 yaş arasında %28.8 olarak belirlendi.
Araştırmaya katılanların %66'sı, kullandıkları ilaçları, hekim ya da eczacının tavsiye ettiği tarihte bıraktıklarını belirtti. Şikayetin geçtiğine inandığında ilaç kullanımını bıraktığını ifade edenlerin oranı ise %27.3 oldu.
Katılımcı 10 kişiden yaklaşık 4'ü, doktor tarafından önerilmediği sürece ilaç kullanmadığını beyan ederken, yarıya yakın bir kesimin de memnun kaldığı ilaçları yakınlarına tavsiye ettiği ortaya çıktı. Araştırma verilerine göre, Türkiye'de her 10 kişinden yaklaşık 8'i, evindeki ilaçların son kullanma tarihinin geçip geçmediğini genelde ya da her zaman kontrol ederken, bu eğilim kadınlar arasında daha yaygın görülüyor.
Aldığı ilacın prospektüsünü genelde ya da her zaman okuduğunu belirtenlerin oranı %78'i buluyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde en fazla görülen ilk 5 kronik hastalık; %28.4'le hipertansiyon, %15'le diyabet, %9.8'le kalp, %6.8'le romatizma ve %5.5'la astım olarak sıralanırken, araştırmaya katılanların %47'si ailesinde uzun süreli ilaç kullanımını gerektiren kronik rahatsızlıklara sahip bireyler olduğunu belirtiyor.
Türkiye'de en fazla görülen kalıtımsal hastalığın diyabet olduğunu ortaya koyan araştırmada, Türkiye genelinde ilk 5 kalıtımsal hastalığın diyabet, hipertansiyon, kalp, kanser ve romatizma olduğu ortaya çıktı.
Araştırmaya göre, en çok şikayet edilen rahatsızlığın soğuk algınlığı olduğu Marmara Bölgesi dışında, Türkiye'nin tüm coğrafi bölgelerinde en çok baş ağrısı/migrenden şikayet ediliyor.
Türkiye genelinde %34.7 oranında şikayet edilen baş ağrısı/migreni, %20.7'yle soğuk algınlığı, %11.5'la mide rahatsızlıkları, %10.5'la hipertansiyon ve %8.3'le bel ağrısı izliyor.
Hastalığa yakalandıklarında hemen bir sağlık kuruluşuna gidenlerin oranının %49.8; birkaç gün bekleyip hastalığı geçmediği takdirde gidenlerin oranının ise %39.4 olarak tespit edildiği araştırmada, ayrıca şu sonuçlara ulaşıldı:
- Kendileriyle ilgili bir sağlık sorunu sebebiyle yılda en az bir kez sağlık kurumuna ya da hekime gittiklerini belirten kişilerin oranı %76.5
- Sağlık sorunu yaşamadan sağlık taraması yaptırdıklarını ifade edenlerin oranı %19.9
- Tedavi için ülkemizde geleneksel yöntemleri tercih eden bir kesim de bulunuyor. %19.3'ü oluşturan bu kesim, tedavide geleneksel yöntem olarak şifalı otları, bitki çaylarını ve kırıkçı-çıkıkçıyı tercih ediyor.
- Şifalı otlar ve bitkisel çaylar özellikle soğuk algınlığı (%54.4) ve mide rahatsızlıklarının (%20.5) tedavisinde kullanılıyor












