Çocuklarda kırıkta ultrason röntgenin yerini alabilir mi?

kirik.jpg

Vücudundaki kırıkların tespit edilmesinde güçlük yaşanan, örneğin yeni kaza geçirmiş çocukları muayene etmek kolay değildir. Özellikle ağlayan bebeklerde ve kendini ifade etmekte zorlanan küçük çocuklarda kırık lokalizasyonu neredeyse tahmin edilerek yapılır. Bu noktada; ultrasonografi uygulamaları teşhis açısından büyük kolaylık sağlayabilir.

Ultraschall in der Medizin Dergisi’nde yayınlanan makalelerinde, Kiel Üniversitesi Pediyatrik Radyoloji Kliniği’nden Dr. Jörg D. Moritz ve arkadaşları, ultrasonla kırıkların net ve hassas bir şekilde tespit edilebildiğini belirtiyorlar.

İki röntgenden biri gereksiz hale gelebilir
Çocuklardaki kırıklarda röntgen ve ultrason kullanımının karşılaştırılması amacıyla gerçekleştirilen bir araştırmada; 17 yaşın altında 653 hastanın kırıklarının teşhisi için hem ultrason, hem röntgen uygulamaları gerçekleştirildi. Katılımcıların tümünde kırık şüphesi mevcuttu, ancak belirtiler net değildi ya da kemik kırığının kesin olarak lokalizasyonu yapılamıyordu. Vakaların tümünde önce ultrason incelemesi yapıldı.

Kırık görülen durumlarda ilgili eklem bölgesi de dahil edilerek, kırık olan kemiğin röntgeni çekildi. Ultrasonda kırık görülmeyen vakalarda, klinik bulgulara göre kırık olasılığının en yüksek olduğu bölgeden başlanarak radyolojik yöntemle kırık aramaya devam edildi. Gerçekleştirilen toplam 726 tetkikte hekimler 308 kırık tespit etti. Kemik kırıklarının %86’sı hem ultrason, hem de röntgen çekimiyle görülebildi. 20 çocukta (%6.5) kırık sadece ultrasonografiyle saptanabilirken, 21 çocukta (%6.8) sadece röntgen tetkiki işe yaradı. Her iki yöntemde de bir vakada üst çene kemiği kırığını görüntülemek mümkün olmadı ve bilgisayar tomografisi gerekli oldu.

Ultrasonda %92.9, röntgende %93.2 oranında görüntüleme hassasiyeti saptandı. Kırık özelliklerinin saptanmasındaki hassasiyet oranları da sırasıyla %99.5 ve %99.8 oldu. Özellikle bebeklerde, ultrason sayesinde lokalizasyonu belirsiz ve klinik bulgulara göre hekimlerin yerini yanlış tespit etme olasılığı yüksek kırıkların belirlenmesi mümkün oldu. Araştırma sonuçlarına göre, sadece ultrasonografi kullanılarak ve sonografik eleme olanaklarından faydalanılarak bu çalışmada 418 röntgen çekimi gereksiz kılınabilirdi. Yazarlar, bu sayının vakaların %57.6’sını oluşturduğuna işaret ediyorlar.

Kaynak: Jörg D. Moritz et al., Ultraschall in Med 2008