“Uluslararası 2. İstanbul Ürolitiyazis Günleri” başlıyor
Üriner sistem taş hastalığı konusunun her yönüyle masaya yatırılacağı “Uluslararası 2. İstanbul Ürolitiyazis Günleri”, 9-10 Aralık 2011’de İstanbul’da gerçekleştiriliyor.
İdrar yolları taş hastalığının dünyanın belli bölgelerinde ve ülkemizde çok sık rastlanılan bir hastalık olup, özellikle genç yaşlarda ortaya çıktığı zaman çok dikkatli takip ve tedavi gerektirdiğini belirten Sempozyum Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Dr. Kemal Sarıca, şu bilgileri verdi: “Taş hastalığını sık tekrarlayabilmesi ve her yeni taş oluşumunda hem hastanın hayat kalitesini etkileyen belirtiler ortaya koyması hem de doğru tedavi edilmediği taktirde geriye dönüşümsüz böbrek problemleri ortaya çıkarması açısından hastaların doğru teşhis, tedavi ve yakın takipleri büyük önem arz etmektedir. Bu hastalığın tedavisi konusunda önceleri açık cerrahi yöntemler ağırlıklı olarak uygulanmakta iken, son yıllarda teknolojik gelişmeler ışığında endoskopik yöntemlerin uygulanması önem kazanmış ve hastaları çok daha kolay ve pratik bir şekilde tedavi edebilmek mümkün olmuştur. Ancak üzerinde önemle durulması gereken bir diğer nokta ise taşların vücuttan uzaklaştırılmasını takiben, yeniden taş oluşumunu engelleyebilmek amacıyla her hastayı çok detaylı bir şekilde incelemek ve bulgular ışığında gerekli diyet, ilaç tedavisini zamanında başlamaktır. Üriner sisteminde değişik yerlerinde oluşan taşların tedavisi ile bir yerde sadece semptomların ortadan kaldırılarak hastalığın kendisinin tedavi edilmediği gerçeği göz önüne alındığı zaman; uygulanan bu modern tedavilere ek olarak, taş oluşum mekanizmalarının, taş hastalığının ülkemizdeki yaygınlığının, metabolik değerlendirmenin, tedavi sonrası yeni taşların oluşumunu engellenmesi amacıyla medikal tedavi ve diet düzenlenmesi ile tüm bu konulardaki araştırma çalışmalarının da üzerinde durulması gereken önemli başlıklar olduğu bir gerçektir. Son yıllarda bu hastalığın tedavisi ile tam donanımlı merkezler oluşturulmakta olup bu merkezde bir arada çalışan ekipler tarafından her hasta yapılacak işlemler öncesi ve sonrasında çok yakın takip altında tutulmaktadır.”
Ülkemizde taş hastalığının tedavisi ile uğraşan üroloji uzmanlarının yanı sıra nefroloji, genetik ve diyet bilimi uzmanlarının da bu önemli konuya dikkatini çekebilmek için, “ Üriner sistem taş hastalığını” bir bütün olarak her yönüyle konu edinecek bir bilimsel toplantının gerekli olduğuna inandığını belirten Prof. Dr. Sarıca, “Bu alanda düzenli olarak gerçekleştirilecek bir bilimsel etkinliğin ikincisini yapacağız. Bu toplantı söz konusu hastalık tanı, tedavi ve takip konusunda her yönüyle yurt içi ve dışından katılan konusunda uzman hekimler tarafından tartışılacaktır. Ayrıca düzenlenecek canlı operasyon uygulamaları sayesinde de katılımcı üroloji uzmanları bilgi ve deneyimlerini arttırmak imkanını yakalayacaklardır.” diye konuştu.




