“Ben Ergenim”

Gençlere ergenlik dönemi sorunları ve çözüm önerileri konusunda destek olmayı hedefleyen “Ben Ergenim” projesi 2013 yılında AstraZeneca, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV iş birliği ile hayata geçirildi. 3 sene süren ve 8 ilden toplam 9.170 katılımın gerçekleştiği proje kapsamındaki seminerlerde ise toplam 579 veli ve 190 öğretmene ulaşıldı. Proje sonucunda katılımcı gençlerde şiddet eğilimi azalırken, umudun arttığı gözlendi.

Mide ilaçları erkeklerde kısırlık riskini üç kat artırıyor

Mide yanması için kullanılan ilaçlar, genç erkeklerde kısırlık riskini üç kat artırıyor. Bu ilaçları kullanan erkeklerde sperm sayısı düşüklüğüne daha fazla rastlanıyor. Çok sık kullanırsanız genç yaşlarda çocuk sahibi olamamanıza sebep olabilir. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, sürekli mide ilacı kullanan erkekleri yakından ilgilendiren bu önemli sorun hakkında şu bilgileri verdi: “Lansoprazol (Zoprol caps), Omeprazol (Losec, Prisolec tb) etken maddeli ilaçların kullanımı, düşük sperm sayısıyla ilişkilidir.

Mide ilaçları erkeklerde kısırlık riskini üç kat artırıyor

Mide yanması için kullanılan ilaçlar, genç erkeklerde kısırlık riskini üç kat artırıyor. Bu ilaçları kullanan erkeklerde sperm sayısı düşüklüğüne daha fazla rastlanıyor. Çok sık kullanırsanız genç yaşlarda çocuk sahibi olamamanıza sebep olabilir. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, sürekli mide ilacı kullanan erkekleri yakından ilgilendiren bu önemli sorun hakkında şu bilgileri verdi: “Lansoprazol (Zoprol caps), Omeprazol (Losec, Prisolec tb) etken maddeli ilaçların kullanımı, düşük sperm sayısıyla ilişkilidir.

Rahim ağzı kanseri, tarama ve aşılar

Yüksek-riskli Human papillomavirus (HPV) virüslerinin uzun süreli enfeksiyonu sonucu ortaya çıkan rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkin yolu bu virüse karşı geliştirilen koruyucu aşıların uygulanması. İdeal olarak ilk cinsel ilişki öncesi HPV aşısının uygulanması gerektiğini söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Eralp Başer, “HPV virüsü ile genellikle ilk cinsel ilişkiyi takip eden birkaç yıl içerisinde karşılaşılır. HPV virüsü servikse yerleşse dahi, genellikle takip eden 12 – 24 ayda vücuttan tamamen atılır. Ancak bazı kişilerde virüs vücuttan atılamaz ve rahim ağzı kanseri riski oluşturabilir" diyor.

Sindirim sistemi hastası çok, hekimi ise çok az

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor: "Sağlık verilerine göre, Türkiye'de her 10 kişiden 7'sinde sindirim sistemi hastalığı bulunuyor. Ancak, Türkiye’de 100 bin kişiye 0,9 gastroenteroloji uzmanı düşüyor"

Meme kanseri hastalarının % 30’u gereksiz ilaç kullanıyor

Hastalıklar, genetik yatkınlık ve yaşam biçimimizin bir sonucu olarak gelişiyor. Özellikle aile öyküsüne göre riskli grupta yer alanlar için kanserden korunmak ya da hastalıkla mücadele etmek için gen testleri önemli imkânlar sunuyor. Kanser vakalarında kişiye özel tedavi planı geliştirmenin önemine değinen Dr. Sibel Özgül, meme kanseri hastalarının yüzde 30’unun gereksiz yere kanser ilacı kullanılabildiğini söylüyor. Vücudun kendini onarma kapasitesi olduğunu söyleyen Özgül, “Kişi kanserin niçin oluştuğunu bilirse tekrarlamasını önleyebilir” diyor.

Meme kanseri prostat kanseri riskini artırıyor

Mart 2015 Cancer dergisinde çıkan bir makalenin ortaya koyduğu bulgulara göre, yaşları 50 ile 79 arasında olan 78 bin kadın üzerinde yapılan çalışmada, birinci derece akrabalarında prostat kanseri olan kadınların meme kanserine yakalanma riski normalden %14 daha yüksek olduğu, birinci derece akrabalarında meme ve prostat kanseri olanlarda da bu risk normalden %78 daha fazla bulunduğu ortaya çıktı. Birbirinden bağımsız zannedilen bazı kanserlerin oluşumunda aslında ortak genlerde bozukluklar ortaya çıktığını ve meme, prostat kanseri gibi kanserlerin birbirleriyle ne türden yakın ilişkili olduğunu Hisar Intercontinental Hospital Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sinan Ekici’den öğrendik.

Bipolar bozukluğa ergenlikte dikkat

Psikiyatrik hastalıkların birçoğu ergenlik döneminde ortaya çıkıyor. Ancak bunlardan biri olan ve manik depresif olarak da tanımlanan bipolar bozukluk, çoğu zaman ergenlik dönemi depresyonuyla karıştırılıyor. Uzmanlar, bu nedenle hastalığın 20’li yaşlarda anlaşıldığını belirtiyor.

Eriyen stentler

Kalp damarlarının açık kalmasını sağlayan stentlerin eriyerek vücutta kaybolanları son yıllarda tıp alanında kullanılmaya başlandı. Eriyen stentler, metal stentler gibi ömür boyu hastanın damarında kalmıyor. Damar içinde ilk 6 aydan sonra erimeye başlayan ve iki yılda tamamen kaybolan eriyen stent ile kalp damarlarının yapısı bozulmuyor. Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu eriyen stentin avantajlarını anlattı.

Genital estetik

Cinsel ilişkiden zevk alamayan kadınların çoğunda, detaylı incelendiğinde cinsel estetik kaygısı olduğu görülüyor. Çoğu kadın cinsel organından rahatsız olmasına rağmen bunu eşine, arkadaşına hatta doktoruna bile söylemeye utanabiliyor. Özellikle genital bölgede zamanla yaşadığı deformasyon nedeniyle psikolojik açıdan etkilenen kadın, cinselliğini doyasıya yaşayamamakta… Nasıl ki, bir kadın küçük veya sarkık göğüslerinden, yüzünde oluşan kırışıklıklardan rahatsız oluyorsa, aynı şekilde cinsel organının görünümünden de hoşlanmayabilir.
Teknolojinin de yardımıyla estetiğin altın çağını yaşadığı günümüzde Superplast Estetik Cerrahi Merkezi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun L. Taşçı kadının özgüveninin artmasına kendini iyi hissetmesine, cinsel ilişkiden daha çok zevk almasına yardımcı olan estetik uygulamalar ile kadınların mutsuzluğuna yol açan bu büyük soruna çözüm getirebildiklerini belirtiyor.

Akciğer kanserinde intratümöral kemoterapi

İintratümoral kemoterap; özellikle akciğer kanseri hastalarında diğer tedavi yöntemleri ile birlikte uygulanıyor, hastanın bağışıklığını güçlendiriyor ve vücudun kanserle savaşmasını kolaylaştırıyor.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 1500-4500 hastaya ALS tanısı konuyor

ALS hastalığını, yakın zaman önce pek çok ünlü isminde katıldığı Buz Kovası (Ice Bucket Challenge) kampanyasıyla duyduk. Kampanyadan elde edilen gelir, bilimsel araştırmalara aktarıldı ve bu sayede yeni tedavilere rehber olacak NEK1 adlı yeni bir gen keşfedildi. Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Hale Gökmen tahmini rakamlara göre, Türkiye’de her yıl 1500- 4500 civarı hastanın ALS tanısı aldığını, toplamda ise 8000-10.000 civarında hastanın olduğunu belirtti. Gökmen “ALS hastalığının nedenini bugün tıp dünyası tam olarak bulmuş değil. Bazı çalışmalar hastalığın sigara içenlerde, kurşun zehirlenmesine maruz kalanlarda, askerlerde daha sık olduğunu gösteriyor. Yeni keşfedilen NEK1 geni ise tedavi için şimdiden umut veriyor” dedi.

Tanı ve Tedavi Merkezleri İçin Çağrı

Kistik Fibrozis Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KİFDER), Türkiye’de Kistik Fibrozis Tanı ve Tedavi Merkezlerinin sayısının artması amacıyla “18 bin Kistik Fibrozisli Aranıyor” kampanyasını başlattı. Türkiye’deki 20 bin Kistik Fibrozis (KF) hastasından sadece 2 bin hastanın takip ediliyor olmasından yola çıkarak hayata geçirilen kampanya kapsamında, Avrupa Kistik Fibrozis Haftası’nda bir panel düzenlendi. KF hastalığı hakkında farkındalığı artırmayı hedefleyen ve Roche ve Novartis’in koşulsuz desteğiyle gerçekleşen etkinlikte, KİFDER Tam Donanımlı Tanı ve Tedavi merkezlerinin açılması için Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

Akut Myeloid Lösemide yeni molekül

Novartis'in, yeni tanı FLT3 mutasyonlu akut miyeloid lösemi (AML) ve ileri evre sistemik mastositoz ilacı PKC412 (midostaurin) FDA'nın “Öncelikli İnceleme” statüsüne girdi.ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Novartis tarafından yeni teşhis edilen yetişkinlerdeki FMS benzeri tirozin kinaz-3 (FLT3) mutasyonlu akut miyeloid löseminin (AML) ve ileri evre sistemik mastositozun tedavisine yönelik PKC412 (midostaurin) ilacı için yapılan yeni ilaç başvurusunu Öncelikli İnceleme statüsüne aldı. Ayrıca Invivoscribe Technologies Inc. (IVS)* ile işbirliği içinde geliştirilen FLT3 eşlik tanılı PKC412'nin pazara sunulması öncesi onay başvurusu da, incelenmek üzere FDA tarafından kabul edildi. Amerika dışında ise, PKC412'nin bu endikasyonlara yönelik pazarlama yetkisi başvurusu halihazırda Avrupa Tıp Ajansı (EMA) tarafından onaylandı.

Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi

Yapılan son araştırmalara göre, ülkemizde sezaryenle doğum oranı % 53’lere ulaşmış bulunuyor. Uzmanlar, sezaryenin cerrahi bir müdahale olduğunu, bunun hem erken, hem de uzun dönemde kadının ve bebeğin sağlığı için riskler oluşturduğunu belirtiyorlar. Anne açısından bakıldığında sezaryen doğumlarda enfeksiyon, kanama, iç organ ve damarsal yaralanmalar, karın içi yapışıklar ve rahim içi hasarların oluşma riskinin arttığını ifade ediyorlar. Sezaryen doğum ile dünyaya gelen bebeklerin, yeni doğan döneminde daha çok sorun yaşandığının zaten bilindiğini söyleyen uzmanlar, son yıllarda yapılan araştırmalara göre sezaryenin çocukluk ve erişkin sağlığını da etkilediğini belirtiyorlar. Ayrıca uzmanlar doğum yapan her iki kadından birinin sezaryeni tercih etmesinin, sadece bebek ile anne ve aileyi ilgilendiren bir durum olmaktan çıkıp, toplum sağlığı sorununa dönüştüğünü ifade ediyorlar.

Sayfalar