Uluslararası Hemşireler Kpnseyi, mesajını Türkiye'den verdi

Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşları çatısı altında yer alan Koç Üniversitesi Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü kapsamında “Küresel Sağlık, Küresel Hemşirelik; Hemşirelikte Zorluklar Ve Fırsatlar” başlıklı konferansına ev sahipliği yaptı. Koç Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen konferansa, Uluslararası Hemşireler Konseyi Başkanı Prof. Dr. Judith Shamian konuşmacı olarak katıldı. Prof. Shamian “Küresel Sağlık, Küresel Hemşirelik; Hemşirelikte Zorluklar Ve Fırsatlar” başlıklı konuşmasıyla Hemşireler Günü mesajını dünyaya İstanbul’dan vermiş oldu. Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşları Hemşirelik Hizmetleri Direktörü ve Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şeyda Özcan’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantı internetten canlı yayınlanarak Türkiye ve dünyadan izlenmesi sağlandı.

Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması

Kamuoyunun yüzde 78’i mevcut sağlık durumundan memnun olduğunu belirtirken yüzde 72’si sağlık durumunun hayat kalitesini olumlu etkilediğini düşünüyor. Yüzde 86 ise sağlıklı olmak adına çaba gösteriyor.

Philips Türkiye, Ipsos iş birliği ile yaptığı “Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması” sonuçlarını açıkladı. Türkiye’de kamuoyunun sağlık konusunda nabzını ölçen araştırma, ilgi çekici sonuçları ile toplumun sağlığa bakışını ve sağlık konusundaki tercihlerini ortaya koyuyor.

Troid belirtilleri atlanmamalı

Tiroid bezi insan vücudunda çok önemli rol oynar, bedendeki birçok aktiviteyi kontrol eder ve hormonların yapımını sağlar. Bu bezin çalışmasının normal bir şekilde devam ettirememesi sonucunda bir çok belirti karşımıza çıkar. Toplumun yaklaşık üçte birini etkileyen, çok sayıda sistemde önemli şikayetlere ve belirtilere sebep olan tiroid hastalığının teşhisi basittir. Hastalığın geç fark edilmesi veya teşhis edilememesi can sıkan belirtilere sebep olabilir. Medicana International İstanbul Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fevzi Balkan tiroid hastalığının erken teşhis ve tedavisi için belirtilerini anlattı.

Çok bilinmeyen hayati organ:Timüs Bezi

Vücudumuzun yaşam kaynağı ve yaşam enerjisinin merkezi sizce neresi? Kalp? Beyin? Hayır bilemediniz... Ceviz büyüklüğündeki timüs bezi. Bu bez; iman tahtasının üzerinde, tiroid bezinin altında ve soluk borusunun önünde bulunur. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, her ne kadar çok bilinmese de hayati açıdan kendi küçük işlevi büyük organlarımızdan biri olan timüs bezi hakkında önemli bilgiler verdi:

Kanserde yeni teknolojiler

Türkiye, kanser teşhis ve tedavisinde kullanılan son teknoloji PET/MR cihazlarının 3'üncüsüne kavuştu. Türkiye Nükleer Tıp Derneği Başkanı Prof. Dr. Zehra Özcan, kanser teşhis ve tedavisinde kullanılan son teknoloji PET/BT ve PET/MR cihazlarının dünyada 80 tane, Türkiye’de ise 3 tane bulunduğunu ve bu sayıyla Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığını söyledi. Söz konusu cihazlarla kanser öncesi teşhis ve tedavide büyük yol kat edildiğini belirten Özcan, Türkiye’nin bu cihazlara sahip olmasını büyük bir şans olarak gördüğünü dile getirdi.

30 dakikalık yürüyüş kanserli hastanın ömrünü uzatıyor

Türk Hematoloji Derneği (THD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, yürümenin kanserli hastalarda yaşam süresine ve kalitesine etki yaptığını söyledi. Demir, "Yeni bir çalışmaya göre, kanser hastaları haftada üç kez sadece 30 dakika yürüdüklerinde yaşam kalitelerinde artış olmaktadır" dedi.

Koç Üniversitesiİ hemşirelik fakültesine uluslararası akredite

Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, Hemşirelik Eğitiminde Akreditasyon Komisyonu/Accreditation Commission for Education in Nursing-(ACEN) tarafından akredite edildi. Fakülte böylece, uluslararası düzeyde akredite edilen Türkiye’nin ilk ve tek hemşirelik fakültesi olma özelliğini kazandı. Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ferda Ocakçı, akreditasyonla birlikte, lisansüstü eğitimi hedefleyen öğrencilerin uluslararası alanda söz sahibi okullar tarafından kabul edilme şansının artacağını belirtti. Prof. Dr. Ocakçı, Avrupa ve ABD gibi ülkelerde çalışmak isteyenlerin önündeki iş olanaklarının da artacağını söyledi.

Göz önündeki kanser mekalom

ürk Dermatoloji Derneği Dermoskopi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Fezal Özdemir “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her saat başı 1 kişi melanom yüzünden hayatını kaybediyor ama melanom bir ayna yardımıyla bile fark edilebilir” dedi.
Ülkemizde ve tüm dünyada önemli bir halk sağlığı problemi haline gelen melanom deri kanserlerinin % 5’ini oluşturmakla birlikte, ölümlerin % 75’inden sorumlu, en tehlikeli olanıdır. Derimizin en üst tabakasında bulunan “melanosit” adı verilen renk hücrelerinin, kötü huylu çoğalması sonucu oluşan en tehlikeli deri kanseri melanom hakkında Türk Dermatoloji Derneği Dermoskopi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Fezal Özdemir önemli uyarılarda bulundu.

Bağırsak hareketlerini doktorla konuşmak

ağırsak kanseri ülkemizde olduğu gibi dünyada da en yaygın kanser türlerinden biri. İnsanların kolorektal kanseri belirtileri hakkında konuşmaktan utanıp sıkıldığını belirten Johns Hopkins Üniversitesi Hastanesi Kolorektal Cerrahi Departmanı Direktörü Dr. Jonathan Efron kolon kanserine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Jonathan Efron “Kolon kanserinde söz konusu belirtilerin kolaylıkla gözden kaçması mümkün olabilir. Bağırsak hareketleriniz hakkında doktorunuzla oturup konuşmak hayatınızı kurtarabilir. En yaygın işaret ve belirtiler rektal kanama (ağrısız olabilir), ishal ve kabızlıktır. Ancak kolon ve rektal kanserleri asıl korkutucu kılan çoğunlukla herhangi bir belirti göstermemeleri. Tanı ve tedavide yeni gelişmeler yüz güldürüyor. Özellikle de genetik testler yol gösterici oluyor. Kolorektal kanserli hastaların neredeyse tamamı artık genetik testlere tabi tutuluyor. Bu sayede hastadaki spesifik gen bozukluklarına bakılıp, hastanın genetik yapısına göre ilaç tedavisi planlanıyor” dedi.

Kanser tedavisinde immüno-onkoloji

Kanser tedavisinde immünoterapi, bağışıklık sistemi hücreleri olan makrofajlar, doğal öldürücü (NK ) hücreler, sitotoksik T-lenfositler, dentritik hücreler gibi bakteri, virüs ve vücutda oluşan atipik hücreleri yok eden immün sistem hücrelerinin aktifleştirilmesi ve etkilerinin güçlendirilmesi yoluyla yapılan bir tedavi şeklidir. Kısacası bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ile yapılan bir tedavi şeklidir. İmmünoterapi yanında diğer bir biyolojik tedavi şekli, kanser hücrelerinin yüzeyindeki reseptörleri veya içindeki hücre büyümesi ve çoğalmasında etkili olduğu gösterilen belli hedeflerin inhibe edilmesini sağlayan hedefe yönelik tedavilerdir. Hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi yöntemi olan monoklonal antikor ile veya küçük molekül ilaçlar ile yapılır.

Pulmoner hipertansiyon

Pulmoner Hipertansiyonla ilgili ülkeden ülkeye, hatta bölgeden bölgeye hastalık görülme oranları ile ilgili veriler çok değişkenlik gösterse de milyonda 15-25 arası bir yeni hasta görülme oranına ve %15 gibi bir mortalite hızına sahip olduğu biliniyor. Ancak hastalığın bulgularının nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi spesifik olmayan şikayetler olması nedeniyle hastalar, değişik tanı ve tedaviler alabilmekte ve nihai Pulmoner Hipertansiyon tanısı konduğunda hastalık daha ileri evrede olabilmektedir.

Mikrobiyom Haritası

Boğaziçi Üniversitesi’nin ‘’Bilimden Yaşama, Yaşamdan Bilime’’ temalı ‘’Açık Ders’’leri Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Neş’e Bilgin‘in, 08 Mayıs, Pazartesi günü “Şu Mikrobun Ettikleri” konulu açık ders ile devam edecek. Bilgin sunumunda; yaşamımızı olumlu veya olumsuz etkileyen mikroorganizmaları anlatacak.

Mikrocerrahi vakfından 10 kamu hastanesine bağış

TİSK Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı, 10 kamu hastanesine son teknoloji görüntüleme sistemi bağışladı. Bağışlanan cihaz ile ameliyat sona ermeden, operasyonun gerçekleştiği bölgede kan dolaşımı olup olmadığı, hastanın doku beslenmesine bağlı sıkıntı yaşayıp yaşamayacağı aynı anda anlaşılabilecek. Problem söz konusuysa cerrah ameliyat sona ermeden müdahale edilebilecek.

Kemoterapide mide bulantısı için önlemler

emoterapi kanser hücrelerini tahrip eden, büyüme ve çoğalmasını engelleyen kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedavidir ve tedavide kullanılan ilaçlar tümör hücrelerine zarar verirken, vücudun normal hücrelerini de etkiler. Kemoterapiden en çok etkilenen normal vücut hücreleri kemik iliği hücreleri (beyaz küre, kırmızı küre ve trombositler), mide-bağırsak sistemini kaplayan hücreler ve saç kökü hücreleri gibi en hızlı bölünen hücrelerdir. Bu nedenle en sık rastlanan yan etkiler bulantı, kusma, yorgunluk ve saç dökülmesidir. Her insanın kendine özgü farklı yapısı sebebiyle, kemoterapi sırasında görülebilecek yan etkilerin herkeste aynı şekilde olmayabileceğini ya da hiç görülmeyebileceğini de unutmamak gerektiğini söyleyen Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Yrd Doç. Dr. Meltem Selam Topalgökçeli kemoterapide görülebilecek bulantı ve kusma için alınabilecek önlemleri anlattı.

Kalp yetersizliği 10 yılda 2 kat artacak!

Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) yaptığı basın toplantısında hızla artan kalp yetersizliğine dikkat çekti.
Hastalığın, önümüzdeki 10 yıl içinde en az iki kat artarak, toplum sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşacağı tahmin ediliyor.
Türkiye’de halen 1-1,5 milyon kişide kalp yetersizliği olduğu, 3 milyon kişinin ise risk altında bulunduğu biliniyor.

Sayfalar