İzin verilen termik santraller yaşamı tehdit ediyor!

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Bayram: “Tüm milletvekillerine ve kamuoyuna çağrımızdır; Termik santrallere verilen havamızı kirletme izni kabul edilemez”
Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, Kömürlü termik santrallere ha¬vayı kirletme izni veren ve mec¬listeki tüm partilerin 14 Şubat 2019’da aldıkları ortak kararla geri çekilen yasal düzenleme, 21.11.2019’da yeniden TBMM gündemine geldi ve bir torba yasa içinde kabul edildiğine dikkat çekerek, şu açıklamaları yaptı:

“2013 yılından beri çevre yatı¬rımlarını gerçekleştirme sözle¬rini yerine getirmeyen ve ken-dilerine tanınan süreler yasal düzenlemelerle üç defa uzatılan termik santrallere dördüncü kez toprağı, havayı, suyu kirletme, toplum sağlığını tehlikeye atma izni verildi. Böylece, Türkiye’nin farklı illerindeki 13 kömürlü ter¬mik santral 2,5 yıl daha insanla¬rın ve diğer canlıların yaşamını tehdit etmeye, doğayı kirletme¬ye ve zehirlemeye devam ede¬cek. Fosil yakıtlardan açığa çıkan kirleticiler bir yandan hava kirli¬liğine yol açarken, diğer yandan da atmosferdeki sera gazını ar¬tırmaktadır; bu da küresel ısın¬ma ve ‘iklim krizinin’ en önemli nedenlerindendir. Dünya’da ar¬tık birçok ülke fosil yakıtları terk ederek, doğaya dost, güneş enerjisi gibi yenilenebilir ener¬ji kaynaklarına yönelmektedir. Hava kirliliği sorunu ancak fo¬sil yakıtlara yatırımı durdurarak yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmakla çözülebilir.”

23 Kasım KTEPH farkındalık günü

Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği (UVCD) tarafından kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH) hastalığının farkındalığının artması için 23 Kasım’da Ankara'da etkinlikler düzenlendi. Herkesin davetli olduğu etkinlikler Ankara Cer Modern’de gerçekleştirildi. Ney dinletisi ile başlayan etkinlikler KTEPH Aklımda tiyatro oyunu ve fotoğraf sergisiyle devam ederken KTEPH hastalığı hakkında da önemli bilgiler paylaşıldı.

KTEPH Aklımda tiyatro oyunu ile KTEPH hastalığından muzdarip 3 hastanın hayatından dramatik kesitler sahneye taşındı. Antik Tiyatro oyuncuları tarafından sahnelenen oyun Mehmet Yılmazsoy tarafından yönetildi. Fotoğraf sergisi de Fotokolektif fotoğraf atölyesi tarafından düzenlendi.

Ulusal Vasküler & Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tankut Akay, KTEPH hakkında şu açıklamalarda bulundu:

Dünyada her yıl 3 milyon kişi koah nedeniyle ölüyor

Türk Toraks Derneği KOAH Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Elif Şen, 20 Kasım Dünya KOAH Günü kapsamında KOAH ile ilgili açıklamalarda bulundu. Dünyada 384 milyon KOAH hastası olduğunu ve her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin KOAH nedeniyle yaşamını kaybettiğini belirterek dünyadaki ölüm nedenleri içinde 3’üncü sırada KOAH olduğunu kaydetti.

Şen, "20 Kasım 2019’da Dünya KOAH Günü’nde, dernek olarak ülkemizin dört bir yanında hasta eğitimleri, solunum fonksiyon testi ölçümleri, bilimsel toplantılar ve KOAH’ı tanımanın, farkındalığın önemine dikkat çekecek çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. KOAH, nefes yollarında mikrobik olmayan iltihaba bağlı oluşan, kronik bronşit ve hava keseciklerinin harabiyetine neden olan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. KOAH’ın belirtileri nefes darlığı, tekrarlayan öksürük, balgam çıkartmadır. Bu yakınmaları olan, sık akciğer enfeksiyonu geçiren, solunum yolu enfeksiyonundan iyileşmesi geciken kişilerde KOAH olabilir. En önemli risk faktörü başta sigara içilmesidir. Bunun yanı sıra dış ve iç ortam hava kirliliği, mesleksel olarak zararlı toz, gaz ve kimyasallara maruz kalmak, sağlıkta eşitsizlik, çocukluk döneminde yeterince beslenememe, yoksulluk, özellikle biyomas (odun, tezek benzeri yakıt) dumanına maruziyet de KOAH’ın diğer risk faktörlerini oluşturur. KOAH tanısı “nefes ölçüm testi-spirometre” ile kolay, basit bir test yapılarak konulur. Erken tanı konulması önemlidir ve böylece hastalığa bağlı ölüm oranı azalacaktır" ifadelerine yer verdi.

Her bel ağrısı, fıtık değil

etişkin toplumun yaklaşık %80’i hayatlarının bir döneminde bel ağrısı şikayeti ile karşılaşır ve bu şikayetler, hafif bel tutulmalarından, hareketi zorlaştıracak bacak ağrılarına kadar değişik şiddetlerde olabilir. Toplum genel olarak bel ağrılarının kaynağını fıtığa bağlar ve çevrelerinde olan diğer insanların tedavi yöntemleriyle sonuca ulaşmaya çalışır. Bel ağrılarının nedenleri arasında; doğumsal sorunlardan yapılan işe, spor aktivitelerinden kullanılan yatağa, kilo sorunlarından ailesel yatkınlığa kadar uzanan çeşitli nedenleri sıralayabiliriz. Bu konuda görüntüleme yöntemleri de bazen yanıltıcı olabilir ve her MR sonucu tanı demek değildir.

Bel ağrılarının değişik nedenle bağlı olarak geliştiğini anlatan Therapy Sport Center’dan Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, şunları kaydetti:
“Bel ağrıları, çok değişik sebeplere bağlı olarak gelişebilir ve bu yüzden tedavileri de standart yöntemlere bağlı olmaz. Bazı durumlarda ağrılar, fizik tedavi, egzersizler ve yüzme ile çözülebilirken, bazı durumlarda ise acil ameliyata bile gidebilir. Eğer ağrınız 1 haftayı geçiyorsa, sık aralıklarla tekrar ediyorsa, bacakta veya ayakta karıncalanma, uyuşma ya da kuvvet kaybı varsa, hemen bir doktora görünmeniz gerekiyor. Tedavi, her zaman akut dönemde daha kolaydır” dedi.

“Yeterince Sert Olmadığı İçin İşe Yaramayan Şeyler” Felis Ödülleri'ni topladı

Reklam ve pazarlama endüstrisindeki yaratıcı projeleri ödüllendiren ve bu yıl 3 binin üzerinde başvuru alan Felis Ödülleri'nin kazananları belli oldu. Pfizer, toplumda tabu olarak görülen erektil disfonksiyon konusunu farklı bir bakış açısıyla ele aldığı “Yeterince Sert Olmadığı İçin İşe Yaramayan Şeyler” kampanyasıyla Markalı İçerik Eğlence Bölümü'nün Video kategorisinde Felis Ödülü'nün sahibi olurken Sağlık İletişimi Bölümü'nün Video kategorisinde ise Başarı Ödülü'ne layık görüldü.

Nobel İlaç, Geleneksel “Nobel Çocuk Günü” Etkinliğinin Dördüncüsünü Gerçekleştirdi

Nobel İlaç, kurum kültürü anlayışına değer vererek, mutlu bir çalışma ortamı yaratma ve çalışan memnuniyetini artırma amacıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen Nobel Çocuk Günü Etkinliğini geniş bir katılım ile gerçekleştirdi.
Nobel İlaç Genel Müdürü Hakan Şahin, Nobel Çocuk Günü Etkinliği açılış konuşmasında: “Sağlık için değer inancımız ile attığımız her adımda sevgili çocuklarımıza karşı olan sorumluluklarımızı yerine getirmek için çalışıyoruz. İşini heyecan ve tutkuyla yapan; merak eden, keşfeden, sürekli öğrenmeye açık Nobel ebeveynlerinin yetiştirmekte olduğu siz çocuklara güzel bir dünya bırakmayı, sizleri güzel, sağlıklı bir geleceğe taşımayı çok önemsiyoruz” diyerek karşıladı.
Nobel Çocuk Günü Etkinliği kapsamında Nobel’li çocuklar anne/babalarının iş yerini görme fırsatı bulurken, aynı zamanda pek çok aktivite ile eğlenceli vakit geçirdiler. Ayrıca bu yıl ilk kez düzenlenen “Nobel’de Annem/Babam İnsanların Sağlıklı Olması İçin Çalışıyor” temalı resim sergisine Türkiye’nin dört bir yanından katılan Nobel’li çocuklar, anne ve babalarının “Sağlık İçin Değer” inancıyla yaptıkları işleri ve Nobel İlaç’ı resimleri ile anlattılar.
Hacivat ve Karagöz tiyatro oyunu, ilüzyon gösterisi, video oyunları, resim sergisi, Türk Beyin Takımı aktiviteleri ile renklenen ve Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamındaki etkinlikler de içeren Nobel Çocuk Günü’nde, her şey çocukların mutluluğu içindi…

“Hayata Sarı Not Bırak” projesine iki önemli ödül

Toplumda Hepatit B bilincini artırmak, daha çok insanın test yaptırmasını ve önlem almasını sağlamak amacıyla Santa Farma'nın koşulsuz katkılarıyla, Viral Hepatit Savaşım Derneği'nin hayata geçirdiği “Hayata Sarı Not Bırak” farkındalık projesi, Altın Örümcek ve Felis'te ödüle layık görüldü.Bu yıl 75'inci yılını kutlayan, “sağlığa sağlıklı hizmet yolunda” ilkesiyle hizmet veren Santa Farma'nın koşulsuz katkıları ve Viral Hepatitle Savaşım Derneği'nin öncülüğünde hayata geçirilen “Hayata Sarı Not Bırak” projesi, Altın Örümcek Ödülleri'nde sağlık kategorisinde jüri özel ödülüne layık görülürken, Felis Ödülleri'nde ise sağlık iletişimi bölümünde gerilla projesi kategorisinde başarı ödülünü aldı.
Dört ayda yaklaşık dört milyon kişiye ulaşan “Hayata Sarı Not Bırak” projesi kapsamında Türkiye'nin en çok izlenen sokak röportaj kanalı Sarı Mikrofon ile işbirliği yapıldı ve sevilen oyuncu Hayrettin'in proje sözcülüğüyle sokak röportajları gerçekleştirildi. Viral videolarda insanlara "Türkiye'de 1.8 Milyon kişi için ‘B' ne ifade ediyor?" sorusu yöneltildi. İnsanlar Hepatit B hakkında bilgilendirdi.

Çocuklar, kanser tedavisi kaynaklı işitme kaybına karşı korunabilecek

Kemoterapi tedavisi gören çocuklardaki işitme kayıplarının önlenmesi için yapılan çalışmalar olumlu sonuçlar veriyor. TRPHARM İlaç San. Tic. A.Ş., Fennec Pharmaceuticals Inc. (ABD) tarafından üretilen Sodyum Tiyosülfat (STS) İnfüzyonu için Türkiye’de İlaca Erken Erişim Programı başlattı. 1 ay – 18 yaş arası kemoterapi tedavisi gören kanserli çocuklar bu programa katılabilecek.
TRPHARM; Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun, standart-risk hepatoblastoması olan çocukların sisplatin kaynaklı sağırlığa karşı korunması amacıyla STS (Fennec Pharmaceuticals Inc. tarafından geliştirilen benzersiz bir formülasyon) kullanımına olanak tanıyan bir ilaca Erken Erişim Programını onayladığını duyurdu.

14 KASIM “DÜNYA DİYABET GÜNÜ” TİP 1 DİYABETTE GEÇ TANI ÖLÜMCÜL OLABİLİR!

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) Diyabet Çalışma Grubu adına, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla açıklama yapan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serpil Salman, sağlıksız beslenme, obezite ve hareketsizliğin gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda tip 2 diyabetin hızla yükselmesine neden olduğunu anlattı. Önceleri tip 2 diyabetin, erişkinlere özgü bir sağlık sorunu olarak görüldüğünü kaydeden Salman, hareketsizlik ve şişmanlığın artışıyla çocukluk çağı tip 2 diyabetinin nadir olmayan bir hastalık olduğuna dikkati çekti.

Malnütrüsyon farkındalıkla aşılabilir

Hastanede kalış süresinin uzatan ve sağlık bakım maliyetlerini artıran bu durum sadece ülkemizde değil tüm dünyada önemli bir problem. Oysa, malnütrisyon farkındalıkla aşılabilir. 7 Kasım Dünya Nütrisyon Günü Kapsamında KEPAN ve Abbott işbirliği ile düzenlenen basın toplantısında Tedavide Beslenme Farkındalık Hareketi Sonuçları açıklandı. Toplantıya KEPAN Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman Abbasoğlu, Prof. Dr. Selman Sökmen (9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi AD), Prof. Dr. Şuayib Yalçın (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji AD), Prof. Dr. Erdem Göker (Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji AD), Prof. Dr. Müge Akmansu (Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD), Prof. Dr. Gülistan Bahat Öztürk (İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri AD), Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri AD) ve Abbott Nütrisyon Türkiye Genel Müdürü Gülberk Kavşuk katıldı.

Avrupa Fenilketonuri Topluluğu E.S.PKU’nın yıllık konferansı İzmir’de düzenleniyor

PKU, ya da diğer adıyla Fenilketonüri, yenidoğan tarama testi kapsamında erken tanı ve tedavisi mümkün olan bir amino asit metabolizması bozukluğu. Türkiye, hasta sayısı olarak dünyada 1. sırada yer alıyor. Türkiye’den PKU Aile Derneği ve E.S.PKU komitesi işbirliği ile gerçekleşecek konferansta, bu metabolizma bozukluğuyla doğan insanların sorunlarına ve çözüm önerilerine odaklanılacak.

MİKROBİYOTA HER YÜNÜYLE “MİKROFON”DA KONUŞULDU

Mikrobiyota 2010 yılından itibaren önce bilim dünyasının, daha sonrasında ise toplumun ve medyanın gündemine girdi. Tanımlanması yeni olmasına rağmen, insanoğlu varoluşundan beri mikrobiyotası ile birlikte yaşamaktaydı. Mikrobiyota vücudumuzda, başta bağırsaklarımız olmak üzere tüm organlarımızda bizimle birlikte yaşayan bakterileri, virüsler ve diğerlerinden oluşmaktadır. Vücudun ikinci beyni olarak anılan bağırsakların, sağlıklı olmasının tüm vücut sağlığını olumlu yönde etkilediği tıp çevrelerinde kabul görüyor. Başta bağırsaklar olmak üzere tüm organlarda yaşayan bakteriler ve virüsler ise mikrobiyotayı oluşturuyor.

Dünyada Yaklaşık 125 Milyon Psoriasis (Sedef) Hastası Olduğu Tahmin Ediliyor

Sedef hastalığı, herhangi bir yaşta ortaya çıkan ancak özellikle 30-39 ve 50-69 yaşları arasında pik yapan, yatkınlık geni taşıyanlarda daha sık rastlanılan bir deri hastalığı… Nedeni kesin bilinmeyen bu hastalığın ortaya çıkmasında bazı genetik faktörlerin etkili olduğu ve bunun üzerinde birtakım tetikleyici faktörlerle de hastalığın başladığı veya şiddetlendiği gözlenmektedir. Psoriasis herkeste görülebilir ancak bazı kişilerde bu risk artabilir.
Psoriasis Derneği tarafından “29 Ekim Sedef Hastalığı Farkındalık Haftası” nedeni ile düzenlenen basın toplantısında sedef hastalığını tetikleyen faktörler, tedavi yaklaşımları ve hastaların yaşam kalitelerini yükseltecek bilgiler paylaşıldı. Toplantıya Psoriasis Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Gürer ile dernek üyeleri Prof. Dr. Sibel Alper, Prof. Dr. Emel Bülbül Başkan ve Prof. Dr. Nahide Onsun katıldı.

“ÇOCUĞUM ÖZEL KAMPI” HASTALIKLA MÜCADELE EDEN HASTA YAKINLARINA RUH VE BEDEN SAĞLIKLARINI DENGEDE TUTMALARI İÇİN YOL GÖSTERECEK

Zihinsel ya da bedensel engeli bulunan, kronik hastalığı olan, kanser gibi ağır süreçlerden geçen özel çocuklara sahip hasta yakınlarının ruh ve beden sağlıklarını korumaları, dengelemeleri, hastalıkla mücadele ederken duygu durumlarını kontrol altında tutabilmelerine destek olmak üzere projelendirilen Çocuğum Özel Kampı; hasta yakınlarına profesyonel yol haritası çizerek, uygulamalarla yol gösterecek.

Çocuğum Özel Kampı yapılan lansman ile tanıtılırken basın toplantısına kampın kurucuları olan Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, Ruhsal Gelişim Uzmanı Saba Deniz Uzun ve Yoga Uzmanı Ela Şeker katıldı.

Gastroloji kongresinde öne çıkanlar

ürk Gastroenteroloji Derneği ve Dünya Gastroenteroloji Organizasyonu (World Gastroenterology Organisation) ile ortaklaşa düzenlenen ‘Dünya Gastroenteroloji Kongresi – WCOG 2019', İstanbul’da gerçekleştirildi.
Dünya genelinden 2000'i aşkın katılımcıyı buluşturan kongre, Türkiye'de ilk kez düzenlendi. Uzun çabalar sonucu ülkemize gelmesi sağlanan Dünya Gastroenteroloji Kongresi, bu yıl Türkiye’de yapılan tek dünya kongresi olma özelliğini de taşıyor. Uluslararası Bilimsel Program Kurulu ile birlikte hazırlanan, yüksek düzeyli ve merak uyandıran bilimsel programda 178 Konuşmacı ve Oturum Başkanı görev aldı. 4 gün boyunca yoğun olarak devam eden kongrenin bilimsel programında yer alan birçok önemli konu, alanlarında tanınmış uzman olan çok değerli ulusal ve uluslararası bilim insanlarının katılımıyla tartışıldı.

Türk tarihi için önemli iki sindirim sistemi hastalığı özel olarak bilimsel programda yer aldı. Bir Türk’ün ismiyle anılan tek hastalık olan ‘Behçet hastalığı’ özel bir sempozyumda tartışıldı. Yine Anadolu’dan doğmuş, kökleri Anadolu’dan gelen ‘Çölyak hastalığı’ da kongre programında yer aldı. Kongrenin açılış programında Anadolu Ateşi sahne alırken, diğer bir akşam ise Sunay Akın, “İstanbul’un Sırları” adlı gösterisiyle kongrede yer aldı.

Sayfalar