Kadın kanserleri ve akciğer kanserleri ile mücadele

İlki 2006 yılında gerçekleşen 8. Muş Uluslararası Onkoloji Günlerii “Kadın Kanserleri ve Akciğer Kanserleri ile Mücadele” ana temasıyla Genç Birikim Derneği, Muş Alparslan Üniversitesi, ONKO-SEV ve Muş Valiliği ev sahipliğinde T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı kurumu destekleriyle 7-14 Mayıs 2018 tarihinde Muş Alparslan Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlendi.. Kadın Kanserleri ve Akciğer Kanseri ile mücadelede tanıdan tedaviye yeni gelişmelerin tüm boyutları ile ele alındığı kongrede, Türkiye’de kanserle mücadele alanında önemli roller üstlenen kanserle mücadele dernekleri, 81 ilden kanser hastaları, uluslararası sivil toplum kuruluşları, bilim insanları, uzmanlar, bürokratlar, milletvekilleri, gazeteciler bilgi ve tecrübelerini paylaştı.
İstanbul Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrahi AD Prof. Dr. Vahit Özmen, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği YK üyesi Prof. Dr. Özlem Er ve Genç Birikim Derneği YK Başkanı Salih Yüce kongreye ev sahipliği yaptı.

Stres ve sigara inflamatuar bağırsak hastalıklarını tetikliyor

Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Törüner, inflamatuvar bağırsak hastalıklarının, ülseratif kolit ve crohn hastalıklarının temelinde tetikleyici etkenler arasında gıda içerisinde alınan çeşitli maddeler, bakteri, bakteri toksinleri, virüsler, stres ve sigara/tütün ürünleri kullanımının sayılabildiğini ancak kesinleşmiş tek bir sebep gösterilemediğini belirterek, Türkiye'de yaklaşık 70-80 bin inflamatuvar bağırsak hastası bulunduğunun tahmin edildiğini ifade etti.
Törüner, 19 Mayıs Dünya İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sindirim sistemi veya bağırsak duvarının ve iç tabakasının kronik iltihaplanması sonucu oluşan inflamatuvar bağırsak hastalıklarının yaygın olarak 20'li ve 30'lu yaşlarda olmakla beraber erken dönemlerde ve ileri yaşlarda da görülebildiğini aktardı.

Hipertansiyon değerleri yeniden belirlendi

ünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, hipertansiyon ve onun oluşturduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 2020 itibariyle 23,4 milyona yükselmesi bekleniyor. Türkiye'de ise 40 yaşın üzerindeki her 2 kişiden 1'i hipertansiyon hastası ve toplam 15 milyon hipertansiyon hastası var. Kilo yatkınlığı sebebiyle ise Türk kadınlarında hipertansiyon daha fazla görülüyor. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü sebebiyle görüş bildiren İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Başkanı Prof. Dr. Kerim Güler, ülkemizde yüksek tansiyon farkındalık seviyesinin halen düşük olduğunu belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti ve en son açıklanan hipertansiyon değerleri hakkında bilgi verdi.

Foraj ameliyatıyla kalça hastalıklarına son

Avasküler nekroz; femur başındaki kemik hücrelerinin kanla beslenmesinin bozulması neticesinde hücrelerde ölüm gerçekleşmesi durumudur. ‘Foraj ameliyatı’ denilen kalça koruyucu cerrahi sayesinde hastalığın erken evrede kontrol altına alınabildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Yrd. Doç. Dr. Can Gemalmaz, hastaların erken yaşta kalça protezine mahkum olmalarını engellediklerini söyledi.

“Hipertansiyon, dünyada ölümün önlenebilir en önemli nedenidir.’’

Dünya hipertansiyon (HT) günü, son on bir yıldır her 17 Mayıs’ta dünyanın en önemli sağlık problemi olan hipertansiyona dikkat çekmek için çeşitli etkinliklerin organize edildiği bir gündür. Esas misyonu Türk halkının kalp-damar sağlığını korumak olan Türk Kardiyoloji Derneği de bu günü önemsemekte ve desteklemektedir.

Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması olarak bilinen hipertansiyon (HT), Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre ölümün önlenebilir en önemli nedenidir. Yapılan ulusal ölçekli büyük çalışmalarda 18 yaş üzeri erişkinlerde her üç kişiden birinde, 50’li yaşlardan itibaren her iki kişiden birinde HT olduğu gösterilmiştir. 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusunun yaklaşık 79 milyon olduğu düşünülürse, 18 yaş üzeri 15,5 milyon insanımızda HT olduğu varsayılabilir. TEKHARF çalışması verilerine göre HT en sık Karadeniz bölgesinde görülürken onu Marmara bölgesi takip etmekte, en az Akdeniz ve Ege bölgelerinde görülmektedir. Ülkemizde kentlerde yaşayan erkeklerde 50 yaşından sonra ortalama kan basıncı, kırsal kesime göre daha yüksek bulunmuştur. Kadınlarda böyle bir fark yoktur. Tüm yaş gruplarında kan basıncı kadınlarda daha yüksektir. Türk kadınında kan basıncının erkeğe göre daha yüksek oluşunda daha yüksek bir beden kitle indeksi (obezite) önemli sayılabilir. HT tüm dünyada yaşla birlikte artmaktadır. Türkiye’deki ortanca yaşın her yıl arttığı düşünülürse (yıllık ortalama binde 3) HT ilerleyen yıllarda daha da önemli bir problem olmaya devam edecektir.

Dünya Kök Hücre Derneğin' de ilk Türk doktor…

Dünya Kök Hücre Derneği Genel Başkanı ve aynı zamanda Bio-teknoloji, Yaşam Bilimi ve Sağlıkta Gelişmeler konularında büyük çalışma ve atılımlar yapan ve bu konuda Dünyanın en büyük grubunun başında olan Benito Nova, Derneklerinin danışma kuruluna, ilk defa bir Türk doktorunu getirdiler.
Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahı, el cerrahisi, baş ve yüz-çene cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Veli Karaaltın; Kök Hücre Tıbbının kem doktorlar hem de hastalar için ulaşılabilir hale getiren gruba danışman olarak atandı.
Dünya genelinde regenerative tıp ve terapileri konusunda anahtar oyuncu statüsünde olan Global Stem Cells Group (Dünya Kök Hücre Derneği) kök hücre konusunda tüm ülkelere yenilikleri ve gelişmeleri aktarmakta büyük rol üstlenmiştir. Amaç bu yeniliklerin hem doktorlar hem de hastalar tarafından kullanılabilir teknolojilere indirgenmeleridir.

Johnson & Johnson “Avrupa İnovasyon Yarışması”

JLABS, iyi bir fikrin her yerden gelebileceğine inancıyla dünyanın dört bir yanındaki hastalara çözüm sunacak yeni ve inovatif teknolojiler bulmayı amaçlıyor. Bu amaçla yola çıkan Johnson & Johnson “Avrupa İnovasyon Yarışması”nı düzenliyor.
Sağlık hizmetlerini ileriye götürecek ve Avrupa ekosistemi üzerinde bir etki yaratabilecek en iyi fikre, teknolojiye veya çözüme sahip yarışmacı 100,000 avro'ya kadar hibe ödülü alacak ve uygun bir laboratuvar, iş istasyonu ve küresel JLABS topluluğuna erişim de dahil olmak üzere bir JLABS lokasyonunda bir yıl ihtisas yapacak.

Sağlık sektörünün herhangi bir kolunda çalışan ve özellikle aşağıdaki alanlara odaklanan Start-up şirketlerden başvurular bekleniyor:

Lenslerin çapraz bağ yoğunluğu etkisi

Johnson & Johnson Vision Silikon Hidrojel Kontakt Lenslerin Muko-Adeziv Özellikleri Hakkında Yeni Verileri açıklıyor.Johnson & Johnson Vision, ABD’deki Association for Research in Vision and Ophthalmology (ARVO) Yıllık Toplantısı sırasında yeni veriler açıkladı. Kornea epitel hücreleri ve silikon hidrojel materyalleri ile yapılan bir laboratuar çalışmasında, çapraz bağ derecesinin muko-adezyonu nasıl etkilediği ölçülmüştür. Çapraz bağlanma, silikon hidrojel kontakt lenslerdeki polimer zincirleri arasındaki bağları tanımlamaktadır. Bu çalışma Stanford Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'ndeki Fuller Araştırma Grubu ile ortaklaşa yürütülmüştür.

Kalp yetersizliği olan hastalar enfeksiyonlara karşı aşılanmalı

Kalbin, yapısal veya işlevsel bozukluğu dolayısıyla dokulara yeterince oksijen sunamaması sonucu ortaya çıkan kalp yetersizliğinin gelişiminde iskemik kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok faktör rol oynuyor. Türkiye'de 35 yaş üstünde tahmini kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 6-8 civarında ve önümüzdeki 10 yıl içinde bu oranın iki kat artması bekleniyor. 7-13 Mayıs Kalp Yetersizliği Haftası sebebiyle görüş bildiren Doç. Dr. Ahmet Çelik, birçok enfeksiyona karşı bağışıklığı düşüren bu hastalıkta aşılamanın son derece önemli olduğunu vurguladı ve hastaları enfeksiyon henüz gelişmeden tedbir almaları konusunda uyardı.

Fibromiyolojide farkındalık az, tanı zor

Fibromiyalji sendromu (FMS), yaygın kas ağrıları ve vücudun birçok bölgesinde aşırı hassasiyetle seyreden kronik bir ağrı sendromudur. Yaygın ağrı, sabah yorgun uyanma, konsantrasyon problemleri, kendini kötü hissetme, çaresizlik gibi duygularla yaşamı birçok romatizmal hastalıktan daha fazla etkilemektedir. Hastaların ana yakınmaları ağrı ve yorgunluktur. Bu yakınmalara dinlendirici olmayan uyku, bilişsel dalgalanmalar, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik yakınmalar, kollarda bacaklarda karıncalanmalar, uyuşukluk, yanma hissi, migren ve gerilim tipi baş ağrısı, ağrılı adet görme, bağırsak fonksiyonlarında değişim, çarpıntı, idrar yaparken yanma ve huzursuz bacak sendromu gibi birçok farklı yakınmalar da eşlik edebilir.

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Dünya Fibromiyalji Günü nedeni ile bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Prof. Dr. Ayşegül Ketenci (Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı), Prof. Dr. Dilşad Sindel (Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği İkinci Başkanı) ve Prof. Dr. Deniz Evcik (Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri) katıldı.

Sektörden; AstraZeneca Türkiye, “İnsana Saygı” ödülü aldı

Bu yıl 17'inci kez verilen Kariyer.net İnsana Saygı Ödülleri kapsamında AstraZeneca Türkiye, adayların başvurularını en kısa sürede yanıtlaması ve işveren marka iletişimine yönelik çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü.

Gen teknolojisindeki gelişmeler risk barındırıyor

Gen teknolojisindeki gelişmeler tıbbi alandan tarıma pek çok sektörde büyük değişimlere yol açarken aynı zamanda önemli tartışmaları beraberinde getiriyor. Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin düzenlediği Uluslararası Gen Hukuku Sempozyumu'nda uzman konuşmacılar gen teknolojisine dair hukuki sorunları masaya yatırdı.

Sektörden; AstraZeneca Türkiye'nin yeni Kardiyovasküler İş Birimi Müdürü

İstanbul Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Elif Bürkan ilaç sektöründeki kariyerine 2002 yılında İ.E. Ulagay'da Satış Temsilcisi olarak başladı. 2002-2005 yılları arasında aynı şirkette Ürün Yöneticisi olarak çalıştı. 2005 yılında Ürün Yöneticisi olarak AstraZeneca Türkiye'ye katılan Elif Bürkan, 2010'da Kıdemli Ürün Yöneticisi pozisyonuna terfi etti. 2013 – 2016 yılları arasında Pazarlama Müdürü olarak görev yaptı. Ardından iki yıl boyunca aynı tedavi alanında Bölge Müdürü olarak görev yapan Elif Bürkan, 2018 Nisan ayı itibariyle AstraZeneca Türkiye Kardiyovasküler İş Birimi Müdürü olarak çalışmaya devam edecek.

Ankilozan spondilit hastalarının teşhise ulaşması ortalama 8 ila 10 yıl

Türkiye'de her 200 kişiden birinde görülen ankilozan spondilit 40 yaş öncesinde başlayarak, insanların en üretken çağlarında zorluk yaşamasına, hatta iş görememesine neden oluyor. Bu hastalığa dair toplumsal farkındalığı artırmak üzere, her yıl mayıs ayının ilk cumartesi günü, Dünya Ankilozan Spondilit Günü olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda 7 Mayıs Pazartesi günü Hacettepe Üniversitesi'nde, 100 ankilozan spondilit hastasının katılımıyla düzenlenen etkinlikte, alanında uzman doktorlar teşhis ve tedavideki son gelişmeler hakkında önemli bilgiler verdi.

Sektörden; Nobel'in Belarus başarısı

Belarus Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren ilk 50 ilaç firmasının eczane satışları incelendiğinde, 2017 yılında Nobel İlaç, 2016 yılına göre satışta %43,55 ve pazar payında %29,96’lık büyüme ile listenin başında yerini aldı. Nobel bu başarısıyla, yerli üreticilerin önemli oranda desteklendiği ve ayrıcalık gördüğü ülkede yerli üreticilerin de üzerinde bir performans sergilemiş oldu. Söz konusu dönemde ülkedeki genel ilaç pazarı %10.46, ithal ilaçlar pazarı ise sadece %7.83’lik bir büyüme kaydetti.

Sayfalar